Ana Sayfa
Ana SayfaHakkkımızdaHizmetlerimizTestlerFotoğraf AlbümüBize Ulaşın
 
Tüm sorularınız için 0212 660 65 48 nolu numaralardan bizi arayabilirsiniz.                                                                    Uçuş fobisi programına katılmak için lütfen bizimle irtibata geçiniz!
PSİKİYATRİK BOZUKLUKLAR
DepresyonHipokondriyazisPanik BozukluğuTravma Sonrası Stres BozukluğuObsesif Kompulsif BozuklukYaygın Anksiyete BozukluğuUçuş FobisiSosyal FobiAgorafobiÖzgül FobiBipolar BozuklukPospartum DepresyonErkekte Erken BoşalmaErkekte Sertleşme BozukluğuVaginismusCinsel İstek BozukluğuSomatizasyon BozukluğuKonversiyon BozukluğuVücut Dismorfik BozukluğuAnoreksiya NervozaBulimiya NervozaAlkol ve Madde BağımlılığıŞizofreni
ÇOCUKLUK ÇAĞI PROBLEMLERİ
0 - 13 Yaş GelişimiOkul Öncesi EğitimÇocuklarda Saldırganlık DürtüsüÇalmaTik BozukluklarıÖğrenme BozukluklarıDikkat Eksikliği ve Hiperaktivite BozukluğuSerebral PalsiÇocuklukta Ayrılma KaygısıÇocuklukta Obsesif Kompulsif BozukluğuDown SendromuOtizmÜstün Zekalı ÇocuklarZeka GerilikleriDışa Atım BozukluklarıBeslenme Bozuklukları
GENÇLİK ÇAĞI SORUNLARI
Sınav KaygısıKuşak ÇatışmasıErgenler ve DepresyonGençlerde Obsesif Kompulsif BozukluğuEtkili Çalışma ve MotivasyonMeslek SeçimiKuşak çatışması
NLP
NLP Nedir?NLP İle Yaşam KoçluğuMeditasyon
Çözüm Ortaklarımız
Anlaşmalı Olduğumuz Kurumlar

Panik Atak Dostları Derneği resmi web sitesi

 
Basında Çıkan

07.11.2001 Hürriyet Gazetesi

Uçak fobisi tetiklendi....
   
Mesude ERŞAN

ABD'de uçak kaçırmayla gerçekleştirilen son terör olayları, Türkiye'de de hem uçak fobilerinin başlamasına yol açtı hem de fobileri bulunanların korkularını artırdı. Uçak korkusu bulunanların tedavisiyle ilgilenen International Hospital psikiyatri uzmanı Dr. Muzaffer Uyar, kliniklerine özellikle acil uçmak zorunda olanların başvurusunda artış olduğunu söyledi.

11 Eylül İkiz Kuleler faciasından sonra yalnızca uçak fobisi olanların korkusu daha da artmakla kalmadı, o güne kadar böyle bir fobileri olmayanlarda da uçak fobisi tetiklendi. Psikiyatri uzmanı Dr. Muzaffer Uyar, uçak fobisi bulunanların ‘negatif koşullanma’dan yani medyadan, filmlerden, konuşmalardan etkilendiğini söylüyor.

Uçak fobisi ve diğer fobilerin, panik atak gibi sorunların birbirleriyle ilgili olduğunu ve uygar toplumlarda veya entelektüel kesimde daha sık görüldüğünü belirten Dr. Uyar, ‘‘Bir ülkede hava ulaşımı arttıkça uçak fobisi de artıyor. Son 5 yılda Türkiye'de de uçak fobisi bulunanların oranında artış görülüyor. Ticari faaliyetler, çocuklarını şehirdışına ve dışarıya okula gönderenler vs. artıyor’’ diyor.

Uçak fobisinin, primer (birincil) veya sekonder (ikincil) olmak üzere 2 tipinin bulunduğunu anlatan Dr. Uyar'a göre, primer olanı baştan beri var. Ama sekonder uçak fobisi, herhangi bir insanda, çok uçmuş pilotta veya hosteste bile birgün aniden çıkabiliyor. Uçak fobisi genellikle panik atak nöbetleriyle başlıyor. Dr. Uyar'a göre, uçak fobisini fobiler içinde önemli kılan şey çoğu zaman birçok fobinin birleşiminden doğması. Kapalı alan fobisi, yükseklik fobisi, evden uzaklaşma fobisi bu birleşime örnek fobiler. Dr. Uyar, fobisi olanların, titreme, kasılma, nefes alamama, şiddetli çarpıntı, ağız kuruluğu, panik, ölüm ya da tehlike duygusu yaşadıklarını söylüyor. Uçuş boyunca korkunun devam edebildiğini, bazen inişte ve kalkışta da korku yaşadıklarını söyleyen Dr. Uyar, ‘‘Uçuş korkusu daha çok uçuştan önce, uçma ihtimali olunca, bazen aylar öncesinden başlıyor ve şiddetli bir sıkıntıya yol açabiliyor. Hatta fobikler depresyona girebiliyorlar’’ diyor.

Tedavi programlarınında başarılarının yüzde 80’i aştığını öne süren Dr. Uyar, fobiklerin tedaviye ikna edilmesinin zor olduğunu söylüyor. Uçak fobisinin görülme sıklığı aslında yüzde 80 oranında. Ancak tedavi gerektirecek düzeyde fobik olanların oranı yalnızca %10.

Gevşemek için üfleyin.

Uçağa gergin binmeyin.

Uçağa telaş içinde binmeyin.

Uçuş öncesi ve sonrasında yüksek kalori almayın.

Havalimanına sevdiğiniz, güvendiği biriyle gidebilirsiniz.

Uçuş öncesi, kitap okuyarak, müzik dinleyerek dikkatini başka konulara kaydırın.

Koltuğa oturduğunuz andan itibaren düzenli nefes alıp verin.

Kalkış sırasında bol nefes verin (üfleyerek). Bu gevşemenizi sağlar.

Seyahat sırasında koltuğa yapışıp kalmayın. Yanınızdaki kişilerle diyologa açık olun.

 

12.10.2001 Hürriyet Gazetesi

Terör uçuş korkusunu artırdı....   
   
ABD'de uçaklarla gerçekleştirilen terörist saldırılar ve ardından Karadeniz ile İtalya'da meydana gelen iki büyük uçak kazası, uçuş korkusunu artırdı. Uçuş korkusunu yenmek için psikiyatristlere başvuranların sayısı %40 arttı.

İnternational Hospital Psikiyatri Kliniği Şefi Dr. Muzaffer Uyar, son zamanlardaki uçak olaylarından sonra ''Aerofobi'' olarak adlandırılan uçuş korkusunu yenmek üzere kendilerine başvuran hasta sayısında yüzde 30-40'lık  artış görüldüğünü söyledi.

Daha önce defalarca uçakla seyahat etmiş kişilerin bile son olaylardan etkilenerek uçuş korkusu yaşadıklarını anlatan Dr. Uyar, şunları kaydetti:

''Daha önce defalarca uçtukları halde, meydana gelen uçak olaylarından sonra acil olarak uçma durumunda olan çok sayıda kişi, 'İş seyahatim var. Çocuğumun okul kaydı için yurtdışına uçmam lazım. Korkuyorum. Ne yapmam gerekiyor?' diye panik halinde bize geliyor. Bize aerofobi tedavisi için gelenlerin oranı, bu olaylarla birlikte %30-40 arttı.''

Müracaatların daha çok işadamlarından geldiğini ifade eden Dr. Uyar, acil olarak uçmak isteyen bu kişileri ya ilaç desteğinde uçurduklarını ya da kısa bir tedavi programından sonra uçmalarına yardımcı olduklarını bildirdi.  Son olayların insanlardaki etkisinin en az 1 yıl sürebileceğini belirten Dr. Uyar, şöyle konuştu:

''Son uçak eylemleri ve ardından yaşanan uçak kazaları, tüm dünyada uçuş fobisini artırdı. Bu durum havayolu şirketlerini etkileyecek boyutlarda. Havayolu şirketleri, bu duruma önem vermeli vedikkate almalı. Bu sorunun aşılması için havalimanlarında psikiyatri yardım ünitesi kurulmalı ve uçakla seyahati özendirici birtakım tedbirlerin çok geç olmadan bir an önce alınması gerekiyor.''

Dr. Uyar, daha önce defalarca uçmuş kişilerde baş gösteren uçuş korkusunun, hiç uçmamış kişilerde görülene göre daha zor tedavi edildiğini de sözlerine ekledi.

 

01.07.2001 Yenişafak

Uçmayı öğretiyorlar....

Uçuş korkusu artık sanal ortamda yok ediliyor. Psikiyatr Dr. Muzaffer Uyar başkanlığındaki uzmanların kontrolünde yapılan tedavide uçuş korkusu simülatör yardımıyla ortadan kaldırılıyor.
Birçok kişinin kâbusu olan uçak korkusuna sanal yöntemlerle son veriliyor. Avrupa ve ABD'de yıllardır uygulanan yöntem ile uçuş fobisi olan kişiler terapi ve simülatörle tedavi ediliyor. Psikiyatr Dr. Muzaffer Uyar başkanlığındaki uzmanların kontrolünde yapılan tedaviler 10'ar kişilik gruplar halinde gerçekleştiriliyor. Tedavinin ilk bölümünde hastalara fobilerin mekanizmaları ve beden-stres ilişkileri anlatılıyor. Programın ikinci bölümünde havalimanında uçakların iniş kalkışını izleyen hastalar, daha sonra Uçuş Eğitim Merkezi'ndeki simülatörde gerçek uçuş ortamına alınıyor. Bilgisayar destekli cihazda uçuşu her boyutuyla yaşayan hastalar terapi desteğiyle korkularından uzaklaşıyor. Tedavinin üçüncü aşamasında hastalar, İzmir ya da Ankara'ya uçakla doktor kontrolünde yolculuğa çıkarılıyor.

Kendine güven öğretiliyor: 

International Hospital'de iki yıldır uçak korkusu yaşayan kişileri tedavi ettiklerini belirten Psikiyatr Dr. Muzaffer Uyar, "Başarıyla sonuçlanacak bir tedavi için içinde pratiğin olduğu bir program geliştirmenin gerekli olduğunu düşündük. İlk olarak o fobi objesine bir duyarsızlık geliştirmek gerekiyor. Birinci gün yaptığımız seminerde fobilerin nasıl oluştuğunu ne anlama geldiği hakkında ve fobilerin nasıl yenilenebileceği konusunda bilgi veriyoruz. Grup dinamiği oluşturuyoruz. O kişiler arasında güven ve kendini ifade etme kabiliyetini geliştiriyoruz" şeklinde konuştu.

Simülatörle uçak ortamı:

İkinci gün ise uçuş korkusu olanlar adım adım bu fobiye karşı duyarsızlaştırılıyor. Havaalanına götürülen hastalar, Uçuş Eğitim Merkezi'nde simülatörlere bindiriliyor. Simülatörün iki uçak parçasından oluştuğunu belirten Muzaffer Uyar tedavinin ikinci aşaması hakkında şunları söyledi: "Simülatör, iki uçak parçasından oluşuyor. Uçak hareketini yapabilen bir alet. Hastalara uçuş eğitimi veriyoruz ayrıca uçakta karşılaşılabilecek tribülans gibi ortamlar oluşturuyoruz. Bunun yanısıra uzmanlardan uçakla ilgili bilgi alıyorlar. Programın üçüncü aşaması ise gerçek bir yolculuğu kapsıyor." İzmir ve Ankara'ya hastalarla birlikte günübirlik uçtuklarını dile getiren Uysal, "Uçuş sırasında olan problemleri gözlemliyor ve korkularını nasıl yeneceklerini anlatıyoruz. Başka insanların yanında korkuyor olmaktan da korkuyorlar. Bu korkularını yenmeyi de sağlıyor" dedi.

Uçuş korkusu nasıl atlatılır?

Uçağa binmeden en az iki saat önce yemek yiyin.

Şekerli yiyeceklerden kaçının.

Uçağa binmeden önce alkolden kaçının.

Uçağa gergin binmeyin.

Hava alanına erken gidin.

Telaşla, son anda yetişilen uçuşlar stres oluşturur, unutmayın.

Uçağa bindikten sonra dikkatinizi uçağın iniş kalkışına değil, başka yere verin.

Dikkatinizi dağıtmanın en iyi yolu bir dergi ya da gazete okumanız.

Uçuş sırasında rahat kıyafetler giyin.

Uçuş korkunuz varsa yanınızda su taşıyın.

Koltuğa oturduğunuz an nefes alıp verme egzersizi yapın.

Kimler uçuş fobisi yaşıyor?

Tedavinin yüzde 80'inin başarıya ulaştığını anlatan Muzaffer Uyar'a göre, uçuş korkusunu en fazla mükemmeliyetçi kişiler yaşıyor: "İnsanların yüzde 80'inde bu fobi oluyor. Uçmak insan doğasına aykırı olduğu için insanları korkutuyor. Bize daha çok 30-40 arasındaki kişiler başvuruyor. Daha cok entelektüel ve başarılı insanlarda bu korku oluyor. Uçuş korkusu bazı durumlarda da sonradan oluşuyor

 

15.05.2006 Hürriyet Gazetesi 

Uçuş korkusu olanlara: Uçmak yürümekten daha güvenli!...

Uçak korkusu olanların işi gerçekten zor. Sırf bu korku nedeniyle seyahatlere çıkmayan, yarım saat-bir saatte bitecek yolculuklar yerine saatler sürenini tercih eden, işi gücü, gezmesi aksayanların sayısı hiç de az değil.

Aslında uçağa binerken tedirgin olmayanların sayısı çok az. Hepimizin uçağa binmek zorunda kalacağı günler gelebilir. Bu korkuyu aşamayanların profesyonel bir yardım alması gerekebilir.

Yurtdışında bazı havayolu şirketleri uçak fobisini yenmeye yönelik çalışmalar yapıyor. Türkiye'de THY ile benzer çalışması olan psikiyatri uzmanı Dr. Muzaffer Uyar, önce seminerlerle fobinin nedenlerinin anlatıldığını söylüyor. Sonra simülatörlerde uçağı tanımalarına olanak tanınıyor. Son aşamada da birlikte uçağa biniliyor.

Her uçak kazası bu fobiyi besliyor. Dolayısıyla büyütüyor. Gerçekten de çok kere uçak kazaları haberi, diğer kazalardan daha fazla yer buluyor. Dikkati çekiyor, zihinlere kazınıyor.

Uçak yolculuğu artık rüştünü kanıtladı ve oldukça da güvenli. Otoyoldan, trenden, gemiden, köpekli kızaklardan, hatta köpeğini parkta gezdirmekten bile fazla. Rakamlar daha ikna edici olacaksa, işte birkaç rakam: İstatistiklere göre, uçuş sırasında başınıza bir kaza gelmesi olasılığı 4.5 milyonda bir, oysa trenle yolculukta 80 binde 1, otoyolda 14 binde bir, yürürken ise 2.5 milyonda bir.

Ayrıca uçakların teknik bakımlarının belirlenen kriterlere uygun olarak düzenli yapıldığını da hatırlatım. Her uçuş saatine karşılık dört saat bakımda geçiyor. Pilotlar sürekli sağlık muayeneleri, (anjiyo dahil), mesleki yeterlilik, gelişim, güvenlik ve psikolojik testlerden geçiyorlar.

"Uçak düşerse kurtulamam" diye düşünenlere de diyeceklerimiz var. İstatistiklere göre, uçak kazalarının yüzde 25'inde hiç can kaybı yok. Yüzde 60'ı ise yüksek oranda hayatta kalmayla sonuçlanmış.

Her 10 kişiden birinde var:

Uçuş fobisi fobilerin anası olarak tanımlanıyor. Çünkü içinde onlarca fobi barındırmakta. Örneğin yükseklik, kapalı alan, hareketkorkusu, evden uzaklaşma fobisi, kontrol fobisi vb. Uçuş korkususıklıkla 20-30'lu yaşlarda kendini gösteriyor. Herkeste görülebiliyorancak entelektüel, mükemmeliyetçi ve evhamlı, titiz (obsesif) insanlardadaha sık rastlanıyor.

Her yüz kişiden 10'u uçuşunu engelleyecek boyutta uçuş korkusu yaşıyor.

 

16.12.2007 İSTANBUL Milliyet

THY'den uçuş korkusu eğitimi.....


TÜRK Hava Yolları Havacılık Akademisi'nce, uçuş korkusunun giderilmesi için "Uçuş Korkusu Tedavi Programı" eğitimi başlatıldı. Florya'daki Uçuş Eğitim Merkezi'ndeki program hakkında bilgi veren THY Havacılık Akademisi Program Bütçe Müdürü Erdal Gülmez, amaçlarının, dünyanın en güvenli ulaşım aracı olan uçaklar hakkında insanların zihinlerindeki "eksik ve yanlış bilgileri" gidermek olduğunu kaydetti. Bir günlük teorik sınıf eğitimlerini tamamlayan 8 katılımcı, psikiyatr eşliğinde kabin simülatörüne alınarak, 1 saatlik uygulamalı eğitim gerçekleştirildi.

16.12.2007 Sabah Gazetesi
775 YTL'ye uçuş fobisinden kurtuluyorlar... 
THY Havacılık Akademisi, uçuş korkusu (aerofobi) yaşayanların bu korkularını yenerek seyahat etmelerini sağlamak ayda iki defa için 775 YTL ücret karşılığında "Uçuş Fobisinden Kurtulma Eğitimi" düzenlemeye başladı. Gerçek bir uçak görünümündeki kabin simülatöründe eğitim görerek uçuş korkusu yenmek isteyen katımcıların çoğunluğunu işadamları oluşturuyor. Sporcular ve sanatçıların da kendilerine uçuş korkusunu yenmek için başvuruda bulunduğunu belirten THY Havacılık Akademisi Program Bütçe Müdürü Erdal Gülmez, 7 saatlik bir eğitim sayesinde uçuş korkusunun yüzde 90 oranında yenildiğini söyledi.

 

15.12.2007 İHA (Haberturk)

Uçuş korkusu olanlara ...

Isparta'daki uçak kazasından sonra pek çok kişi uçmaktan korkar oldu! Artık korkularla yüzleşme zamanı. Peki ama nasıl?
 
  Türk Hava Yolları (THY) bünyesinde kurulan Havacılık Akademisi, uçuş korkusu yaşayanların bu korkularını yenerek seyahat etmelerini sağlamak için 775 YTL ücret karşılığında eğitime başladı. Çeşitli nedenlerle uçuş korkusu yaşayanlar, artık bu korkularından kurtulabilecek. Uçuş korkusunu yenmek isteyen katılımcılar THY nin similatörlerinde eğitim görebilecekler.

THY Havacılık Akademisi Program Bütçe Müdürü Erdal Gülmez, eğitimin amacının ticari olmadığını belirterek uçuş fobisi eğitiminin,THY'nin sosyal sorumluluğunun bir parçası olduğunu kaydetti. Gülmez, "Bu eğitimi düzenlemekteki amacımız bugün dünyanın hala bilinen en güvenli ulaşım aracı olan uçaklar hakkında insanların zihinlerinde eksik ve yanlış bilgiler olması, bu nedenle de uçuşa ve uçağa karşı bir korkuları mevcut olması. Bu da hem insanımızın uçaktan ve uçuştan geri kalarak sosyal aktivitelerden uzak kalması, işadamı ise işini yeteri kadar takip edememesi sıkıntılar yaşanmasına neden oluyor. Yolcu sayımızı artırmak istemememiz ve sosyal sorumluluğumuzdan dolayı bu programı yapıyoruz. Bu kursu düzenlerken ticari bir amaç düşünmedik. Kursun kar gayesi yoktur" dedi.


   Kurs kapsamındaki sanal uçuşta türüblans gibi sanal konuların da yer aldığını belirten Gülmez, "2007 yılı içinde bu kursu yapmayı planlamıştık. Eğitim üç aşamadan oluşuyor ve iki gün sürüyor. Birinci bölümü sınıf eğitimi, 6 saat sürüyor. Bu 6 saatin 3 saati katılımcıları teknik konularda bilgilendirme onların teknik ile ilgili merak ettikleri soruları cevaplandırma. Sınıf eğitiminin ikinci bölümündeki 3 saatte ise bir psikiyatrist tarafından daha ziyade bilinç altına hitap edilerek onların aşırı duyarlılık haline gelen fobilerinin duyarsızlaştırılması için telkinler ve terapi düzenleniyor. İkinci gün Kabin Simülatöründe bir sanal uçuş gerçekleştiriyoruz. Bu sanal uçuşta türbülans gibi konuları da sanal uçuş aşamasında yer veriyoruz. Bir saat sürüyor. Böylece katılımcıların uçuş korkusunu yenmesi için çaba sarf ediyoruz. Üçüncü aşamada ise gerçek uçuş yapıyoruz. İki eğitimciden oluşuyor. En çokta işadamları başvuruyor. Katılımcılar genellikle 30 yaş ve üzeri yaş grubuna sahip insanlar. Katımcıların çoğunluğu sonradan korkanlar oluşturuyor. Isparta'da düşen uçak kazasından sonra bilet almasına rağmen uçuşunu iptal eden bir katımcımız bile var. Kursumuz sonunda yüzde 90 oranında başarı var" diye konuştu.

Eğitimi değerlendiren Psikiyatr Muzaffer Uyar da şunları söyledi:
"Fobilerin nasıl yenileceğini öğretmeye çalışıyoruz. Kabin simülatörü zaten bildiğimiz uçak gibi sadece uçamıyor. Buradaki ortama alışmaya çalışıyor kursiyerlerimiz. Bu ortamı soluyor bu ortamda nefes alıyor ve binememe sebeplerini konuşup dinliyoruz ve çözmeye çalışıyoruz."

 

SKYSUN HABER - 18.12.2007 06:45

Uçak fobisi olan vatandaş kalmayacak.... 

THY Uçuş Akademisi, uçağa binmekten korkan (aerofobi) vatandaşlar için eğitim programı düzenledi. İŞTE AYRINTILAR...

THY Uçuş Akademisi, uçağa binmekten korkan (aerofobi) vatandaşlar için eğitim programı düzenledi. İlk kez düzenlenen etkinlikte 8 kursiyer, simülatöre binerek türbülans dahil havada karşılaşılabilecek bütün olumsuzlukları yaşadı.

Fobi kursu, THY'nin Florya'daki Uçuş İşletme Başkanlığı'nda iki gün süre ile üç aşamalı olarak gerçekleştiriliyor. Havacılık Akademisi Program Bütçe Müdürü Erdal Gülmez ile Pskiyatr Muzaffer Uyar gözetiminde veriler eğitimlerde, uçma korkusunu yenmek isteyenlerden kişi başı 775 YTL ücret alındı. İlk aşamada sınıfta uçakla ilgili teknik bilgi alan vatandaşlar, ardından havada karşılaşılan olumsuz durumlar için simülatöre binerek, korkularının üzerine gidiliyor, ardından da gerçek uçuşa katılıyorlar. Bugün simülatöre binen 8 kursiyerin, uçağın içinde tedirginlik yaşamaları dikkat çekti. Koltuklara oturmayıp ayakta bekleyen bazıları çevresinde olup bitenleri endişe ile izledi.

Pskiyatr Muzaffer Uyar, eğitimde sağlık ekibi olarak görev yaptıklarını izah ederek, ''Fobi kısmında yardımcı oluyoruz. Korkuya sahip olanlara ilk önce sınıf eğitimi fobilerini nasıl yeneceklerini anlatıyoruz. Yavaş yavaş aşamaları geçerek sonuca ulaşmaya çalışıyoruz. İnsanların korkuları koltuğun rengine, ortamın loşluğuna yayılabiliyor'' diye konuştu. Korkunun temeli olmadığına da işaret eden Uyar, ''İnsan uçan bir varlık olmadığı için uçmaktan korkar. İnsan beyni korkuludur. Herhangi bir olaydan sonra derinlerdeki korku yüzeye çıkar'' dedi.

Havacılık Akademisi Program Bütçe Müdürü Erdal Gülmez de, uçakların dünyanın en güvenli aracı olmasına rağmen insanların hala tedirgin olduğuna işaret etti. Gülmez, ''Biz insanların korkuları nedeniyle ticari ve sosyal hayattaki kayıpları gidermek ve yolcu pastamızı genişletmek için bu eğitimleri başlattık. 2008 yılbaşından itibaren her ay iki adet 'uçuş fobisi tedavi programı'nı hayata geçireceğiz'' şeklinde konuştu. Katılımcıların çoğunun işadamı ve işkadını olduğunu vurgulayan Gülmez, şöyle devam etti; ''Böyle kişilerin ticari hayatlarında pek çok kere uçmaları gerekiyor. Uçuş yapamadıkları için ticari kayıpları söz konusu. Sosyal hayatta aktif olan ve değişik yerlere gidemedikleri için sıkıntı çeken insanlarımız var. Isparta'daki son uçak kazası da korkuları tetikledi. Katılımcılardan bir tanesi de kazanın ertesi günü biletini iptal edin birisi.''

Simülatör eğitiminin ardından kursiyerlerin rahatlamış oldukları gözlendi. Uçuş İthalat işi yapan ve fobisi olan Cem Gündoğar, panik atakla beraber aerofobi teşhisi konduğunu anlatarak, uçuşun gayet güzel geçtiğini söyledi.


15.12.2007 www.haberler.com

Uçuş Korkusuna Karşı Uygulamalı Eğitim... 

- THY SİMİLATÖRDE UÇUŞ FOBİSİNİ YENME KURSU VERDİ

- 775 YTL'YE KORKUSUZ SEYAHAT  

ALPAY YALÇINKAYA

İSTANBUL (İHA)- Türk Hava Yolları (THY) bünyesinde kurulan Havacılık Akademisi, uçuş korkusu yaşayanların bu korkularını yenerek seyahat etmelerini sağlamak için 775 YTL ücret karşılığında eğitime başladı. Çeşitli nedenlerle uçuş korkusu yaşayanlar, artık bu korkularından kurtulabilecek. Uçuş korkusunu yenmek isteyen katılımcılar, THY'nin similatörlerinde eğitim görebilecek.

THY Havacılık Akademisi Program Bütçe Müdürü Erdal Gülmez, eğitimin amacının ticari olmadığını belirterek uçuş fobisi eğitiminin, THY'nin sosyal sorumluluğunun bir parçası olduğunu kaydetti. Gülmez, "Bu eğitimi düzenlemekteki amacımız bugün dünyanın hala bilinen en güvenli ulaşım aracı olan uçaklar hakkında insanların zihinlerinde eksik ve yanlış bilgiler olması, bu nedenle de uçuşa ve uçağa karşı bir korkuları mevcut olması. Bu da hem insanımızın uçaktan ve uçuştan geri kalarak sosyal aktivitelerden uzak kalması, işadamı ise işini yeteri kadar takip edememesi sıkıntılar yaşanmasına neden oluyor. Yolcu sayımızı artırmak istemememiz ve sosyal sorumluluğumuzdan dolayı bu programı yapıyoruz. Bu kursu düzenlerken ticari bir amaç düşünmedik. Kursun kar gayesi yoktur" dedi.

Kurs kapsamındaki sanal uçuşta türüblans gibi sanal konuların da yer aldığını belirten Gülmez, "2007 yılı içinde bu kursu yapmayı planlamıştık. Eğitim üç aşamadan oluşuyor ve iki gün sürüyor. Birinci bölümü sınıf eğitimi, 6 saat sürüyor. Bu 6 saatin 3 saati katılımcıları teknik konularda bilgilendirme onların teknik ile ilgili merak ettikleri soruları cevaplandırma. Sınıf eğitiminin ikinci bölümündeki 3 saatte ise bir psikiyatrist tarafından daha ziyade bilinç altına hitap edilerek onların aşırı duyarlılık haline gelen fobilerinin duyarsızlaştırılması için telkinler ve terapi düzenleniyor. İkinci gün Kabin Simülatöründe bir sanal uçuş gerçekleştiriyoruz. Bu sanal uçuşta türbülans gibi konuları da sanal uçuş aşamasında yer veriyoruz. Bir saat sürüyor. Böylece katılımcıların uçuş korkusunu yenmesi için çaba sarf ediyoruz. Üçüncü aşamada ise gerçek uçuş yapıyoruz. İki eğitimciden oluşuyor. En çokta işadamları başvuruyor. Katılımcılar genellikle 30 yaş ve üzeri yaş grubuna sahip insanlar.

Katımcıların çoğunluğu sonradan korkanlar oluşturuyor. Isparta'da düşen uçak kazasından sonra bilet almasına rağmen uçuşunu iptal eden bir katımcımız bile var. Kursumuz sonunda yüzde 90 oranında başarı var" diye konuştu.

Eğitimi değerlendiren Psikiyatr Muzaffer Uyar da şunları söyledi:

"Fobilerin nasıl yenileceğini öğretmeye çalışıyoruz. Kabin similatörü zaten bildiğimiz uçak gibi sadece uçamıyor. Buradaki ortama alışmaya çalışıyor kursiyerlerimiz. Bu ortamı soluyor bu ortamda nefes alıyor ve binememe sebeplerini konuşup dinliyoruz ve çözmeye çalışıyoruz".


16 Aralık 2007  www.turkiyeturizm.com

THY Havacılık Akademisi, uçuş korkusu yaşayanların korkularını yenmeleri için kurs veriyor. 775 YTL ücreti olan kurs, % 90 oranında başarı sağlıyor.
Ünal Başusta-Türkiye Turizm


ANTALYA

Türk Hava Yolları Havacılık Akademisi, bir ilke imza atarak, uçuş korkusu yaşayan kişilere bu korkularını yenmek için kurs veriyor. 775 YTL ücreti olan kurs, yüzde 90 oranında başarı sağlıyor. Çeşitli nedenlerle uçuş korkusu yaşayanlar, artık bu korkularından kurtulabilecek.

Türk Hava Yolları Havacılık Akademisi, hayatlarında yaşadıkları bazı olaylar nedeniyle uçuş fobisi yaşayan ve uçağa binmeye korkan kişilere toplam 7 saatten oluşan bir kurs veriyor. Şirketin Florya’da bulunan Uçuş Eğitim Merkezi’nde verilen eğitime katılanlar ilk gün 6 saatlik sınıf eğitimi alıyor. Bu eğitimde kursiyerlere teorik ve teknik bilgiler veriliyor. İkinci gün ise katılımcılar uçak simülatörüne binip, kabinde türbülans gibi uçuş sırasında karşılaşabilecekleri olaylar konusunda eğitiliyor. Kabindeki eğitimde psikiyatr doktor Muzaffer Uyar, kursiyerlere uçuş korkusunu yenmeleri için yardımcı oluyor. Eğitimdeki 3. aşamada ise kursa katılanlar seçilecek bir gerçek uçuşla eğitimlerini tamamlıyor. Psikiyatr doktor Muzaffer Uyar, kursiyerlere fobilerin nasıl yenileceğini öğretmeye çalıştıklarını belirterek, “Hepimizin beyninde bir korku vardır. Bu yükseklik korkusu olabilir, uçuş korkusu olabilir. İnsan sonuçta uçan bir varlık değil, uçmaktan korkar. Korkular hepimizde vardır. Fobi onların derinden yüzeye çıkmasıdır. Burada ortamı tanıyoruz ve yavaş yavaş duyarsızlaşıyoruz. Böylece uçağa binmeye yaklaşıyoruz”dedi.

Uçuş korkularını yenmeye çalışan bir çok kursiyer mikrofonlara konuşmaktan çekinirken, Cem Gündoğar isimli kursiyer, ”99 senesinde depremle beraber panik atak geçirdim. Onunla beraber çeşitli fobiler, klestrofobi, aerofobi gibi şeyler de başladı. 2002’den beri de hiç uçağa binmiyordum. Bakalım ne olacak” şeklinde görüşlerini açıkladı.

THY Havacılık Akademisi Program Bütçe Müdürü Erdal Gülmez de, kurstan ticari bir amaç gütmediklerini, dolaylı olarak yolculardaki uçuş korkusunu yendikten sonra yolcu sayısını artırmayı hedeflediklerini söyledi. Gülmez, genellikle ithalat ve ihracat yapan iş adamlarının başlarından geçen bir olaydan sonra uçuş fobisi yaşamaya başladıklarını ve daha fazla kadınlarda bu durumun ortaya çıktığını belirtti. Kurslarına sanatçı, işadamı ve sporcuların da katıldığını anlatan Gülmez, kurs sonunda yüzde 80,yüzde 90 oranında başarı sağladıklarını açıkladı. 7 saatlik uçuş fobisi eğitiminin maliyeti ise bir katılımcı için 775 YTL.

Kursa katılmak isteyenler Türk Hava Yolları Havacılık Akademisi Müşteri İlişkileri Bölümü’nü 463 63 63 nolu santral numarasından arayıp, buradan 77-02 ve 33-06 nolu dahili telefonlardan bilgi edinebilir.


15 Aralık, 2007 20:32:00 (TSİ)  CNNTURK.COM      

THY'den uçuş korkusu tedavi eğitimi...


Türk Hava Yolları, uçuş korkusunu yenmek isteyenlere eğitim veriyor. Kabin similatöründeki eğitime en büyük ilgi işadamlarından.

Bir araştırmaya göre her 10 kişiden 1'i uçuş korkusu yaşıyor. Bu, özellikle ABD ve Avrupa'da havayolu şirketlerinin karlarını ciddi ölçüde etkileyecek bir oran.
 
Birçok Batılı şirket gibi Türk Hava Yolları da yolcularının uçuş korkusunu yenmesi için eğitim başlattı.
 
THY Havacılık Akademisi Program Bütçe Müdürü Erdal Gülmez, "Bu eğitimi düzenlemekteki amacımız bugün dünyanın hala bilinen en güvenli ulaşım aracı olan uçaklar hakkında insanların zihinlerinde eksik ve yanlış bilgiler olması, bu nedenle de uçuşa ve uçağa karşı bir korkuları mevcut olması" dedi.
 
Gülmez, "Bu da hem insanımızın uçaktan ve uçuştan geri kalarak sosyal aktivitelerden uzak kalması, işadamı ise işini yeteri kadar takip edememesi sıkıntılar yaşanmasına neden oluyor. Yolcu sayımızı artırmak istemememiz ve sosyal sorumluluğumuzdan dolayı bu programı yapıyoruz" diye konuştu.
 
THY'nin uçuş eğitimi iki gün sürüyor
 
Uçuş korkusu eğitiminin bedeli 775 YTL. Sınıfta geçen ilk altı saatte hem teknik eğitim veriliyor hem de terapistler korku yenme terapileri düzenliyor.
 
İkinci gün, similatörde sanal uçuş gerçekleşiyor. Bu aşamada yolcular uçuşun en çok korkulan safhası olan hava boşluğu ve türbülansla tanışıyor. Son aşamada ise yolcular gerçek bir uçakta bir saat uçuyor.
 
Uçuş korku eğitimi pratik uygulamalarla birlikte yapıldığı zaman başarı oranı yüzde 85. Similatörde değil de yalnızca terapist tarafından yapıldığında ise bu oran yüzde 60'a düşüyor. 
 

 

15.12.2007 ZAMAN

Uçuş korkusunu tedavi programı başlatıldı...
 
  Türk Hava Yolları (THY) Havacılık Akademisince, uçuş korkusunun giderilmesi amacıyla ''Uçuş Korkusu Tedavi Programı'' eğitimi başlatıldı.  
  
  THY Havacılık Akademisi Program Bütçe Müdürü Erdal Gülmez, şirketin Florya'daki Uçuş Eğitim Merkezinde eğitim programı hakkında bilgi verdi.

  Gülmez, bu eğitimi düzenlemedeki amaçlarının, dünyanın en güvenli ulaşım aracı olan uçaklar hakkında insanların zihinlerindeki ''eksik ve yanlış bilgileri'' gidermek olduğunu kaydetti. Bu eksik ve yanlış bilgiler nedeniyle bazı kişilerde uçuş ve uçaklara karşı bir korku bulunduğunu ifade eden Gülmez, ''Uçuş korkusu bulunan kişiler, uçuş yapamamaları sonucu kişisel ve sosyal aktivitelerden uzak kalır. Uçuş korkusu olan kişi iş adamı ise işlerini yeteri kadar takip edemez, ithalat, ihracat konusunda sıkıntılar yaşar. Uçuş korkusu kişilerde ekonomik ve sosyal kayıplara neden olur'' diye konuştu.

THY'nin, uçuş korkusunun giderilmesi amacıyla başlattığı eğitim programının hem bu korkunun yenilmesi hem de bu sayede yolcu sayısının artırılmasını amaçladığını kaydeden Gülmez, sözlerine şöyle devam etti:

''Yapılan çalışmalar, çok sayıda kişinin uçak ve uçuştan korktuğunu orta çıkardı. THY Havacılık Akademisi olarak, uçuş fobisiyle ilgili bir eğitim düzenlemeyi 2007 yılındaki planlarımız arasına koymuştuk. Bu programı şimdi gerçekleştiriyoruz. Bu eğitim 3 safhadan oluşuyor. Birinci bölümü, teorik sınıf eğitimi. Bu eğitim 6 saat. Bunun 3 saati, katılımcıları uçak ve uçuş konusunda teknik olarak bilgilendirmekten oluşuyor. Katılımcılara uçukların nasıl uçtuğunu, hava yolu seyahatinin nasıl gerçekleştiğini, evreleri ve merak ettiklerini anlatıyoruz. Katılımcıların uçak ve uçuş ile ilgili korkularını cevaplandırıyoruz. Sınıf eğitiminin ikinci 3 saatlik bölümünde ise bir psikiyatrist tarafından daha ziyade bilinç altına hitap edilerek, onların aşırı duyarlı olan fobilerini duyarsızlaştırmak amaçlanıyor. Bunun için psikiyatrist tarafından gerekli telkin ve terapiler uygulanıyor. Sınıf eğitimini böyle bitiriyoruz.''

Gülmez, bir günlük sınıf eğitiminin ardından ikinci gün katılımcıların kabin simülatörüne alınarak, burada bir saat sanal uçuş gerçekleştirildiğini belirtti.

Sanal uçuş sırasında türbülans gibi birtakım negatif şartlara da yer verileceğini dile getiren Gülmez, ''Böylece katılımcıların uçuş korkusuna karşı duyarsızlaştırılması sağlanıyor. Korktukları durumla karşılaşarak duyarsızlıklarının artması sağlanıyor. Şu anda bile uçuş korkusu bulunan kişilerin havaalanı görmesi, uçak görmesi, bu korkunun giderilmesi için duyarsızlaşmanın bir parçasını oluşturuyor'' diye konuştu.

Eğitim programının üçüncü safhasında ise gerçek bir uçuş yapılacağını ifade eden Gülmez, 3 ayda bir isteyen katılımcılarla uçakla İzmir ya da Antalya'ya kadar gidilip gelineceğini bildirdi.

Korkuyla Yüzleşme 

Gülmez, eğitim programının, ayda iki kere olmak üzere devam edeceğini belirterek, kurs için 775 YTL ücret alındığını söyledi.

Kursa katılanların genellikle uçuş korkusu yaşayan uğraşan iş adamlarından veya yurt dışına seyahat etmesi gereken kişilerden oluştuğunu belirten Gülmez, ilk eğitim programına 8 kişinin iştirak ettiğini bildirdi. Gülmez, yürütülen eğitim çalışmasının, uçuş korkusu bulunan kişilerin korkularının kademe kademe giderilmesini öngören bilinçli bir programdan oluştuğunu ifade ederek, program sonunda katılımcıların korkularının yüzde 80-90 oranında giderildiğini belirtti.

Eğitim hakkında bilgi veren psikiyatrist Muzaffer Uyar da insanlarda bazı korkuların bulunabileceğini ifade ederek, ''Burada fobilerin nasıl yenileceğini öğretmeye çalışıyoruz. Önce uçuş uzmanları uçuşla ilgili bilgiler veriyor. Sonra bu kişileri uygulamalı kabin simülatörüne alıyoruz. Buranın uçaktan farkı yok, sadece uçamıyor. Kişiler ortamı tanıyor ve yavaş yavaş korkularıyla yüzleşerek, duyarsızlaşıyor. Böylece uçağa binecek duruma geliyor'' diye konuştu.

Açıklamaların ardından, bir günlük teorik sınıf eğitimlerini tamamlayan 8 katılımcı, psikiyatrist eşliğinde kabin simülatörüne alınarak, bir saatlik uygulamalı eğitim gerçekleştirildi.

Uçuş Korkusunu Tedavi Programına katılmak isteyenlerin, THY Havacılık Akademisi Müşteri İlişkileri Bölümünün (0 212 463 63 63 / 7702-3306 )numaralı telefonlarına başvurabilecekleri belirtildi. 
 

 
15 Aralık 2007 Cumartesi 14:30 
www.netgazete.com  

Patronların uçak korkusu, eğitimle giderilecek....

İSTANBUL -AA- Türk Hava Yolları (THY) Havacılık Akademisince, uçuş korkusunun giderilmesi amacıyla “Uçuş Korkusu Tedavi Programı” eğitimi başlatıldı.  

THY Havacılık Akademisi Program Bütçe Müdürü Erdal Gülmez, şirketin Florya'daki Uçuş Eğitim Merkezinde eğitim programı hakkında bilgi verdi.

Gülmez, bu eğitimi düzenlemedeki amaçlarının, dünyanın en güvenli ulaşım aracı olan uçaklar hakkında insanların zihinlerindeki “eksik ve yanlış bilgileri” gidermek olduğunu kaydetti. Bu eksik ve yanlış bilgiler nedeniyle bazı kişilerde uçuş ve uçaklara karşı bir korku bulunduğunu ifade eden Gülmez, “Uçuş korkusu bulunan kişiler, uçuş yapamamaları sonucu kişisel ve sosyal aktivitelerden uzak kalır. Uçuş korkusu olan kişi iş adamı ise işlerini yeteri kadar takip edemez, ithalat, ihracat konusunda sıkıntılar yaşar. Uçuş korkusu kişilerde ekonomik ve sosyal kayıplara neden olur” diye konuştu. 

28 Eylül 2008 Radikal Gazetesi Hatice Yaşar

Askerlik dönüşü 15 yıl uçak fobisiyle yaşadı, en uzak mesafelere bile arabayla gidip-geldi. Doktor Serkan Kayacı’nın Belçika’ya, kızının yanına gitmesi gerekiyordu ama araba yolculuğu için çok uzaktı. En iyisi uçak fobisini yenmekti...

BAŞLARKEN

İnsanoğlu, uçmayı hep istedi. Bu uğurda kanat takıp gökte süzülmeyi denedi. Çok çabaladı ve sonunda uçağı keşfederek mesafeleri kısaltmayı başardı. Ama bir sorun vardı. İnsanoğlu uçmaya göre dizayn edilmemişti. Ve bu durum neredeyse hepimizin beyninde olan ‘uçma korkusu’nu gündeme getirdi. Kimimiz bu korkuyla bir şekilde baş edebilirken kimimizde korku su yüzeyine çıkarak fobiye dönüştü. Hayat kalitesini artıran, küresel dünyada zaman kavramını değiştiren uçaklar böylece kimileri için kâbus oldu. Hatta uçmanın ve uçağın ismini duymak bile onları tedirgin etmeye yetti.
En yaygın fobi olan uçak fobisi, görüldüğü her 10 kişiden birinin hayatını ciddi şekilde güçleştiriyor. Çünkü uçağa binemedikleri için en uzun mesafelere bile karayoluyla gitmek zorunda kalıyorlar. Uçağa hiçbir şekilde binemeyen fobikler sırf bu yüzden kariyer dahi yapamıyor. Mesela uçak fobisi olan biri seyahat etmesi gerekiyorsa iş değiştirebiliyor.
Uçak fobisinin bu kadar yaygın ve ciddi olmasının temelinde içinde pek çok fobiyi barındırması. Klostrofobi, sosyal fobi, yabancı fobisi, sallantı fobisi, evden uzaklaşma gibi fobilerin tamamı uçakta görülüyor. Uçak fobisi bu denli yaygın olmasına rağmen çözmeye çalışan sayısı da az. Çünkü korku arayışı engelliyor. Ta ki artık uçağa binmek kaçınılmaz olana dek. Ancak burada da dikkatli olmak gerekiyor. Her ne kadar fobileri yenmek için üzerine gitmek gerekse de yanlış yöntemlerle kişinin tek başına bunu yapması fobinin yenilmesini zorlaştırıyor, fobiyi daha da büyütüyor. Sorunu çözmek için bir profesyonelden yardım alınması ise en doğrusu. 10 yıldır uçak fobisi olanları tedavi eden psikiyatrist Dr. Muzaffer Uyar, geçen seneden beri THY’nin başttığı ‘Uygulamalı Uçuş Fobisi Eğitim ve Tedavi Programı’nda çözüm ortağı. Program kapsamında uçak fobisi olanlara psikolojik destek veriyor.  
Fobisi olanların başvurduğu programın ardından düzenlenen uygulamalı uçuş sayesinde de insanlar sorunu aşıyor. Bu yazı dizisinde bu eğitimlere katılan ve yıllarca fobik olarak yaşayanların hikâyelerini okuyacaksınız. Uçak fobisi dışında yaygın olan diğer fobiler hakkında da bilgi sahibi olacaksınız.

Önceleri uçakla bir sorunu olmayan Dr. Serkan Kayacı, askerlik dönüşü bir daha uçağa binemedi. 15 yıl boyunca Viyana dahil, pek çok uzak mesafeye arabasıyla gidip geldi. Belçika’da okuyan kızının yanına gitmesi gerektiğinde, bu yolun arabayla gidilemeyecek kadar uzak olduğunun o da farkındaydı. Zaten Viyana yolculuğu nedeniyle Bulgar sınır kapısında yaşadıkları onu çileden çıkarmış ve uçak fobisini bir şekilde çözmesi gerektiğine ikna olmuştu. Şimdi de kızının yanına mutlaka gitmesi gerekiyordu. İki ay boyunca internetten araştırma yapan Kayacı, sonunda THY’nin uçaktan korkanlar için düzenlediği programa katıldı. Yıllar sonra ilk kez uçağa binen, Kayacı’nın önerisi, fobisi olanların bunu tek başına aşmaya çalışmamaları

Uçakta sizi rahatsız eden neydi?
Uzun yıllar uçağa rahatlıkla bindim. Hiç bir sorunum yoktu. Doktor olduğum için 35 yaşındayken askere gittim. Görev yerim Şırnak’tı. Orada tabii ki normal insanların göremeyeceği pek çok şeyle karşılaşıyorsunuz. Askerlik dönüşü bir daha uçağa binemedim.

Uçak-Şırnak bağlantısı
Neden?
Askerden gelmiştim ve ‘Ben bir daha uçağa binmeyeceğim’ dedim. Çünkü izinlerde uçakla gelip Şırnak’a tekar uçakla dönüyordum. Sanırım uçak ve Şırnak arasında bir çağrışım olduğu için binememeye başladım. En son İstanbul’a döndüğümde artık binmemeye karar vermiştim. Şırnak her an can güvenliğinizin olmadığı bir yer. Terör başka bir şey, terör ortamında yaşamak başka bir şey.

Uçağa binememek hayatınızda sorun yaratmıyor muydu?
Binememek tabii ki beni rahatsız ediyordu. Neticede teknolojinin nimetlerinden faydalanamamak kötü bir duygu. Bir yere iki saatte gitmekle, üç günde gitmek arasında fark var. Mesela ben yıllardır Bodrum’a arabayla gidip geliyordum.

Etrafınızdakiler durumu yadırgamıyor muydu?
Ailem artık bunu doğal karşılıyordu. Bodrum’a giderken hep beraber arabaya doluşuyorduk. Bazen de eşim ayrı uçağa binip gidiyordu ben karayoluyla gidiyordum. Uçağa binemediğim yıllar içinde arabayla epey seyahat ettim.

Korkunuzu yenmeniz gerektiğine nasıl ikna oldunuz?
Kızım Belçika’da okumaya başlamıştı ve yanına gitmem gerekiyordu. Oraya arabayla gitmem mümkün değildi tabii ki... Ondan önce de Viyana’ya 72 saatlik bir araba yolculuğu yaptım. Sonrasında ne olursa olsun bu işi halletmem gerektiğine inandım. Çünkü Bulgaristan sınır kapısında epey eziyet çektim.
Aslında internetten iki ay bu konu üzerine araştırma da yaptım. Sonunda Muzaffer Uyar’ı buldum. Uçak fobisi olanlarla birlikte çalıştığını, toplu halde uçağa binme programları olduğunu öğrendim. Aslında gitmeden önce kendi kendime yenebilirim diye düşünmedim değil. Ama profesyonel yardım almanın daha doğru olacağına inandım.

Nasıl bir eğitimden geçtiniz?
THY’nin ‘Uygulamalı Uçuş Fobisi Eğitim ve Tedavi Programı’ var. Muzaffer Bey’le birlikte yürütüyorlar. Geçen sene katıldım. Program kapsamında uçakların teknik özellikleri, anonslar, kısacası her şey hakkında bilgilendiriliyorsunuz.

‘Anonslar rahatsız ediyordu’
Mesela uçakta yapılan anonslar beni rahatsız ediyordu. Aslında bu fobi, öğretilmiş bir duygu da olabilir. Bu nedenle bir profesyonel eşliğinde üzerine gidilmeli. Arkadaşlarım da bana sürekli üzerine git diye söylüyorlardı. Tek başına üzerine gitmemem iyi olmuş diye düşünüyorum, çünkü ters tepebiliyor. Eğitimler ve doktorla yaptığımız görüşmeler sonucunda bu işin korkulacak bir yanı olmadığını, bilinçaltındaki düşüncenin ortadan kaldırılmasının yardımcı olduğu anlatıldı. İşin iyi yanı terapinin yanı sıra toplu halde uçağa binilmesi.Gerçek uçak yolculuğundan önce THY’de uçakla bire bir aynı olan simülatöre bindik. Simülatörde sıkıntı çekmedim. 15 yıl aradan sonra uçağın koltuğunun kokusunu almak, ellemek, dokunmak, kabin havası, motorun çalışması filan çok ilginçti. Bir anda uçağa binmektense böyle aşamalı bir şekilde yapmak çok daha iyi, çünkü aniden gerçek uçağa bindiğinizde tedirgin olabilirsiniz.

Ne hissettiniz?
Yıllar sonra çok sevinçliydim. Hatta simülatörde cam kenarına oturdum. Simülatörün ardından gerçek uçak yolculuğu vardı. Uçak fobisi olan ve eğitimlere katılan bir grupla İzmir’e uçtuk. Sorun yaşamadım. Hatta ardından grupla bir kez de Antalya’ya uçtum.

Bu uçuşların ardından tek başınıza seyahat ettiniz mi?
Tabii... Yıllarca arabayla gittiğim Bodrum’a uçakla indim. Kıbrıs’a, kızımın yanına Belçika’ya gittim. Allah nasip ederse Bayram’da Arjantin ve Brezilya’ya gitmeyi düşünüyorum. Yolculuk 12 saat sürüyor.

‘Tek başınıza denemeyin’
Uçak fobisinin yenilmesinde ne önemli sizce?
Bence fobiliren yenmesinde grup çalışması olması çok faydalı. İnsanların birbirini motive etmesi çok önemli. Ayrıca yanınızda profesyonel birinin olması çok önemli. Örneğin biz uçağa binmeden önce havameydanını tümden gösteren kul egibi bir yere gittik. Uçaklar nasıl kalkıyor, iniyor hepsini görüyorsunuz. Bunlar çok işe yarıyor. Mesela fobiyi yenmek için bilinçaltındaki düşünceyi başka şeylerle filan kamufle etmek, ortaya çıkmasına engel olmak lazım. Bir şeyi fazla irdeleyip düşünmemek gerekiyor. Kurcaladığınızda sorun daha da kötüleşiyor.
Biz 10 kişilik bir grupla seyahat ettik. Çoğu insan gizli kalmış bu fobileri sanki utanç kaynağıymış gibi algılayıp tedavi yoluna gitmeyebiliyor. Bence sorun tedavi edilmediğinde hem kişiye hem de devlet ekonomisine zarar. Ben yıllarca karayolunu kullanarak müthiş bir masraf yapmışım aslında. İşin diğer kötü yanı da teknolojiden mahrum kalmanız.THY’ye teşekkür etmek istiyorum. Bence bu program insanlığa ciddi bir hizmet.

10 kişiden 1’inde görülen uçak fobisi, tüm fobilerin ‘anası’

Uçak fobisinin ‘ana fobi’ olmasının nedeni içinde çok sayıda başka korkuyu da barındırması. Kapalı yerde kalma, yükseklik, yabancılarla bir arada bulunma, evden uzak olma, sallantı bunlardan birkaçı. Uçak fobisi olanların yüzde 25’i ise panik atak hastası

1998 yılından beri uçak fobisi üzerine terapi yapan, uçak yolculuğuyla bu fobinin atlatılmasını sağlayan psikiyatrist Muzaffer Uyar, uçak fobisinin her 10 kişiden birinde görüldüğünü belirtiyor. “Uçak fobisi, tüm fobilerin anası” diyen Uyar, genel olarak fobilerde ciddi bir artış olduğunu söylüyor.

İnsan neden uçaktan korkar?
İnsanoğlu öncelikle uçmaktan korkuyor. Yani insan kuş değil, doğasında uçma yok. Uçuş korkusu, daha sonra uçak korkusuna dönüşüyor. İnsanlar gölgelerden de karanlıktan da korkar. Çocuk korkuları insana ait korkulardır. Bazıları zaman içinde yenebilirken bir kısmına da tam tersine zaman içinde duyarlılaşma oluyor. Genetik olarak var olan bir korku uçma korkusu. Baktığınızda insanların yüzde 95’i tedirgin uçuyor.
Uçağa binerken vedalaşmalar, “Sonumuz hayrolsun”lar şeklinde davranış ve söylemler, tedirginlik gözleniyor. İnsanların büyük çoğunluğunda hafif bir korku oluyor. Ama yüzde 10’unda uçak fobisi var ve bu ciddi bir oran.
Uçaklar malum biraz korku objesidir. Çünkü düşebilir, sallantı olur ve bu yönleri filmlerde, medyada sıkça gündeme gelir. Uçaklarla ilgili bu olumsuz haberler de insanların korkularını pekiştirir, besler. Korkular, beynimizin derinlerindedir. Bazıları yüzeye çıkabilir ki buna ‘duyarlılaşma’ deniyor. Hepimizde korku var. Uçak fobisi olanlarda korkuya duyarlılaşma söz konusudur.

Uçak fobisinin türleri var mı?
Uçak fobisi olanlar ikiye ayrılıyor:

  • Baştan itibaren uçaktan korkanlar ve binemeyenler.
  • Daha önce binebilirken sonra korkmaya başlayanlar. Aslında bu grup da duyarlı ama korkuları derinde oluyor. Kötü bir uçuş, fırtınalı uçuş, handikaplı uçuşla yüzeye çıkıyor. Onlar da fobik oluyor. Bunlara ‘ikincil fobik’ diyoruz.

Fobiler neden ortaya çıkıyor?
Fobiler, korkuların beynimizin derinlerindeyken yüzeye çıkmasıdır. Bazıları sembolik anlam kazanır. Dünyada ne kadar fobi varsa insan beyninde o kadar korku vardır. Sosyal fobi diye bir şey varsa demek ki insan insandan korkuyor. Ama zaman içinde bazen bu yeniliyor bazen de yenilemiyor ve pekişirek fobiye dönüşüyor.

Birincil fobi mi, ikincil olanı mı daha zor tedavi ediliyor?
İkincil olanı daha zor... Var olan güvenin yıkılması gibi bir şey sözkonusu. Birincillerde zaten baştan beri sorun var. İkincisinde, ‘Ben nasıl bu hale geldim?’ gibi bir duygu var. İkinciller, genelde kendi kendilerini tedavi etmek için uğraşmış, sorunu didiklemiş oluyorlar ki sırf bu yüzden ikna edilmeleri de zor oluyor.

Uçak fobisi en yaygın fobi mi?
Evet, en yaygını. Uçak fobisi, tüm fobilerin anası gibi... İçinde neredeyse 10 tane fobi var. Yükseklik, sallantı, kapalı kalma, yabancıların önünde problem yaşama, evden uzaklaşma fobisi, terör korkuları vs... İşin içine panik atak da giriyor. Panik atak hastalarının uçaktan korkmalarının nedeni “Ya uçakta panik atak krizi geçirirsem” şeklindeki düşüncedir. Tedaviye gelen uçak fobiklerinin yüzde 25’i panik ataktır. “Korkarım çare bulamam, kalp krizi geçirirsem müdahale etmezler” şeklinde düşüneler oluyor.
Bir de uçak fobisininin içinde kontrol fobisi var. İnsanlar, sosyalleşmenin de etkisiyle 25-30 yaşlarında daha bir kontrollü olmaya başlarlar. Hayatını kontrol etmeye çalışırken bu abartılır ve kontrol fobisi oluşur. Kontrol fobisinin en yüksek oranda yaşanacağı yer uçaktır. Mesele fobisi olan kişiye “200 km hızla giden arabada neyi kontrol edebilirsiniz ki?” diye soruyorsunuz, “Yok”, diyor, “Hiç olmazsa atlarım veya direksiyonu tutarım.”
Zena fobi adı verilen yabancı fobisi de uçak fobisinin içinde yer alıyor. Mesela bir Amerikalı, Arap gördüğünde korkabiliyor, “Acaba terörist mi?” diye. Bir hastamız  uçak kaçırılırsa diye uçak kursuna gitti... Uçağı indirip kaldırmayı öğrenmişti ama uçak fobisi geçmemişti...
Fobiklerin çoğu bilinçli, hatta yüksek eğitimli. Fobinin özelliği de bilincin kabul etmediği korkudur. Kendileri de saçma buluyor.

Fobilerde artış mı var?
Dünyada fobilerde artış var. Panik ataklı sayısında da artış var. Panik atak hastalığı da fobi yapıyor, kaçınma davranışı geliştiriyor. İnternet, medya, toplum geliştikçe duyarlılaşma artıyor. Kulak vermeseniz de pek çok gelişme evinizin içine kadar giriyor. Uçakla ulaşım arttı. 1998’de bu işe başladığımızda dünyada 1 milyon uçak seferi oluyordu. Şimdi 6 milyon sefer. Diyelim ki köyde yaşayan, hiç uçağa binmeyen biri fobisi olup olmadığını bilemez. Uçağa binmek genel bir temayül olunca insanlar fobilerini keşfediyor. Varolanların belirginleşmesi şeklinde de bir artış var. Çağımızın önemli bir kavramı fobi. Agorafobi (alan fobisi) çok yaygın. Yakınlarından uzaklaşmak da fobi nedeni. Yeni jenerasyon açık alanı sevmiyor. Kapalı alanlarda olmayı, bilgisayarın başında oturmayı seviyor. Çocuklar sinekten, böcekten, rüzgardan korkabiliyor. Kuş gribi, terör filan derken açık alan fobisi yaygınlaşıyor. Sürece bağlı olarak böyle değişimler de var. Sosyal etkenler de fobi türlerini değiştirebiliyor. Uçak fobiklerin bazıları aile üyeleriyle uçabiliyor mesela. 

 Fobisi olan birinin nasıl bir yol izlemesi gerekiyor?
İkincil fobikler, kaçınma geliştirmezlerse fobi oluşmuyor. Ama diyelim ki bir türbülans ya da sıkıntılı bir iniş yaşandı fırtına nedeniyle. kişi uçağa binmeden önce fırtına var mı yok mu, hava kouşlları iyi mi diye araştırmaya başladığı anda kaçınma davranışı geliştiriyor. Genel olarak bütün fobiler terapiyle çözülüyor. Kişinin kendisinin kullanabileceği tek şey üstüne gitmek. İki şekilde olabilir. Kendi başına üstüne gidebilir. Sonuç olumlu olur veya olmaz. Bunun riskleri var. Fobinin üzerine direk gittiğinizde aşabilirsiniz de aşamayabilirsiniz de... Eğer aşamazsanız fobi daha ağırlaşabiliyor. Bu nedenle biz fobisi olanların tek başına böyle bir şeye girişmelerini istemiyoruz.
Diğer seçenek ise fobinin üzerine yavaş yavaş gitmektir. Mesela uçağın adını duymaktan bile rahatsız oluyorsa yavaş yavaş uçakla ilgili şeyler okuyabilir,havaalanına gidebilir, filmler seyredebilir, Yavaş yavaş kendini alıştırıp duyarsızlaştırabilir.
Daha çok kendilerini küçük adımlarla o objeye yaklaştırmalılar. İnsanlar şunu bilmeli. Koşullanma ve duyarlılıklar geriye çevrilebilirler. Buna adım adım gitmekte fayda var. Mesela uçağa bindiğinde biz yerine yapışıp kalmasını istemiyoruz. Camdan bakmasını, okumasını, etrafıyla konuşmasını, uçağın içinde gezmesini istiyoruz. Adım adım korkunun üzerine gidip yenmeli.
Not: THY’nin düzenlediği ‘Uygulamalı Uçuş Fobisi Eğitim ve Tedavi Programı’ Performans Psikiyatri Merkezi uzmanlarının işbirliğiyle yürütülüyor. Güncel program tarihleri için THY’nin 0212 463 63 63’ten 7702 ve 3306 dahili telefonlar aranabilir.

 

29 Eylül 2008 Radikal Gazetesi Hatice Yaşar

20 yıl pratisyen hekimlik yapan, pozitif bilime inanan Ayşe Deniz Hızlıbacak, 44 yaşına kadar sürekli uçağa binmekten kaçındı. Çünkü bir uçağın havada uçması onun için akıl alır bir şey değildi

Ayşe Deniz Hızlıbacak 45 yaşında. 20 yıl pratisyen hekim olarak çalıştıktan sonra emekli olmuş. Hayatında hiç uçağa binmeyen Hızlıbacak, ilk kez geçen sene uçak yolculuğu yapmış. “Doktorum, pozitif bilime inanıyorum. Ama bir uçağın havada uçmasını aklım almıyordu” diyen Hızlıbacak, uçağa binemediği için her yere arabayla gitmek zorunda kalmış. Onu korkusunu yenmeye teşvik eden ise kızının eğitimi için bir gün uçak yolculuğunun gerekli olmasını düşünmesi olmuş.

Uçağa binmeme sebebiniz neydi?
Hayatımda uçağa binmedim, binmem gereken bir durum olduğunda da ya kaçınıyor ya da sürekli erteliyordum. Bir metal yığınının havada uçmasını aklım bir türlü almıyordu. Mesleğim doktorluk, o kadar eğitim gördüm ama yine de bunu bir türlü kabul edemiyordum. Uçağın uçması bana göre bir otobüsün havada uçmasından farksızdı. ‘Bir otobüs havada nasıl uçabilir?’ diye düşünüyordum. O yüzden hep “İnşaallah acil bir şey olmaz da uçağa binmek zorunda kalmam” diye dua ediyordum. Beynim böyle bir şeyi kabul edemiyordu. Bir otobüse binip onun havalanmasını kabul edemiyordum. Doktorum, pozitif bilim okudum. Ama yine de aklım almıyordu. Belki acil bir durum olsaydı daha önce halledebilir veya heyecanlanmama rağmen binebilirdim.

Bu durum hayatınızı hiç etkilemiyor muydu?
Etkilemez olur mu... Hayatımı çok engelliyordu, sosyal yaşantımı etkiliyordu.

Korkunuzun üstüne gitmediniz mi?
Hiçbir zaman, çok şükür ki uçağa binmeye mecbur kalmadım. Çalıştığım için bir yere gitmedim.

Başka bir fobiniz var mı?
Bir zamanlar asansöre binmek beni sıkıyordu. Ama onu kendi başıma aştım.  Antidepresan tedavisi de gördüm.

Uçağa binemediğiniz için hiç hayıflandığınız oldu mu?
Uçağa binemediğim dönemde kardeşimin düğünü vardı. Üç sene önce bir cumartesi akşamıydı. Düğün İzmir’deydi. Sabah erkenden kalkıp yola çıktık ama buna rağmen düğüne ucu ucuna yetiştik. Ertesi gün tekrar arabaya binip İstanbul’a döndük. Halbuki uçağa binebilseydim kardeşimle daha çok zaman geçirme imkânım olacaktı. Oysa onun yerine neredeyse kardeşimin düğününü kaçırıyordum.

Bu sorununuzu halletmeniz gerektiğini ne zaman anladınız?
18 yaşında bir kızım var. Eğitimi veya işi nedeniyle gerekli olabilir diye düşündüm. Bunu halletmem gerektiğine inandım.Geçen yıl gazetede THY’nin uçuş fobisi olanlara yönelik bir kurs açtığını öğrendim. “Ah! Tam da benim için gerekli özel bir eğitim” diye düşünüp ulaşmaya çalıştım. Epey bir mücadeleden sonra THY’ye ulaştım ve kursa katıldım. Kurs iki günlüktü. Biri, onca yıl yaşadığım uçak korkusunu iki günde aşacağımı söyleseydi inanmazdım.

Neler öğrendiniz gittiğiniz kursta?
İlk gün uçak ve uçuşla ilgili teknik bilgiler verildi.İkinci gün de uçakla birebir aynı olan simülatöre bindik. Daha sonra ise topluca doktor eşliğinde uçağa binip İzmir’e gittik. Ben toplulukla ikinci kez Antalya’ya da uçtum. İsteyenler ilk uçuşun ardından bir kez daha toplu uçabiliyor.
Topluluk halinde uçmanın iyi tarafları var. Sizinle aynı sorunu paylaşan insanlarla bir aradasınız, herkes birbirini anlıyor. Bir de bir sorunu hep beraber aşmak çok güzel. Sorunu olan herkese böyle bir eğitimden geçmelerini tavsiye ediyorum.

Daha önce çevrenizden “uçağa bin” telkinleri olmuyor muydu?
Uçuş fobim ailem tarafım biliniyordu. Herkes, “Bin canım, ne olacak? Bak hepimiz biniyoruz” diyordu. Fobisi olmayanlar için bu çok rutin bir şey olabilir. Hatta bana milyon kere bindiklerini söyleyip teşvik etmeye çalışanlar da oluyordu. Fobusu olmayanlar bunun bizim için ne kadar zor olduğunu anlayamıyor. Ama fobisi olanlar bu işin ne kadar zor olduğunu biliyor.

Uçmak zevkli miydi?
Ben çok zevk aldım. Keşke daha önce binseymişim. Ama destek olmadan kendi kendime binseydim sonuç kötü olabilir ve uçak korkum büyüyebilirdi. Bunu kursa gittikten sonra anladım. İkinci uçuşa kızımı da götürdüm.

Onun da  mı fobisi var?
Hayır, fobisi yok ama bugüne kadar hiç uçağa bimemişti. İlk uçağa binişini benimle yapmasını istedim. İkimiz de çok eğlendik. Sora kızım tek başına da yolculuk yaptı uçakla.

Uçağa binemediğiniz için ertelediğiniz şeyler oldu mu?
Tabii oldu. Mesela sosyal bir çevredesiniz ve size şuraya gidelim, buraya gidelim diyorlar. Siz uçaktan korktuğunuz için gidemiyorsunuz. Şimdi hafta sonu bir yere gitme söz konusu olduğunda “Siz gidin ben arkanızdan otobüsle gelirim” demiyorum. Artık “uçalım” diyorum.

‘Fenalaşıp, uçağın kapısından dönenler oluyor’

Sanılanın aksine uçak fobisi erkeklerde daha çok görülüyor. Psikiyatrist Dr. Muzaffer Uyar, bunun nedenini erkeklerin bu konuda yardım almaya daha az meyilli olmasına bağlıyor.

Uçak fobisinin genetikle ilgisi var mı?
Genetik özelliği yok. Uçak 100 yıllık bir olay. Ama endişenin genetik olduğu bilgisi var. Uçak fobiklerde ilginç bir şey var. Öğrenmeyle de korku geliştirilebiliyor. Mesela eğer anne fobikse çocuk da fobik olabiliyor. Çünkü çocuk annesine bakarak bunu öğreniyor. Anneyi tedavi ettiğinizde çocuk da düzeliyor.
Fobiler genelde koşullanmayla ilgilidir. Koşullanma da insan beyninin otomatik bir fonksiyonu. Çocuk, şunu sevmem bunu severim diyebilir. Bu otomatik olarak negatif veya pozitik koşullanmadır. Fobilerin kökleri genelde koşullanma döneminde atılıyor. 10 yaşa kadar koşullanma yüksektir çocuklarda. Sonra giderek yerini başka şeyler alır. Yüksek koşullanmalı dönemlerde bazı fobiler oluşabilir. Koşullar yüzeye çıkmayabilir. Zaman içinde duyarllık oluşumuyla su yüzeyine çıkabilir.
Bu durum Pavlov’un köpek deneyiyle benzerlik gösterir. Deneyde köpekler zil çalınca kendilerine yiyecek verileceğini sanıp salyalarını akıtıyordu. Bu, koşullanmadır. Çocuk da otomatik olarak bir korkusuyla bir objeyi birleştirebilir. Mesela koltuğu görünce korkmaya koşullanmıştır. Bu, öğrenmeden farklı bir durum. Bu durum da aslında bize herkesin her an fobik olabileceğini gösteriyor.

Fobilerin yetiştirilme tarzıyla ilgisi var mı? Daha çok hangi ailelerde büyüyen hangi kişilik özelliklerine sahip olanlarda fobiler görülüyor. Kontrolün, aşırı korumanın olduğu ailelerde karşılaşma olasılığı daha yüksek.

Uçak korkusu kadınlarda daha mı fazla görülüyor?
Erkeklerde daha fazla...

Neden erkekler?
Birincisi erkekler daha fazla uçuyorlar. Erkekler daha çok kendileri halletme eğiliminde oluyor ve gizliyorlar.Erkeklerde çok ama alkolle çözüm bulunmaya çalışılıyor. Kadınlar, kocası uçuyor diye uçabiliyor. Çocuğu için katlanıyor. Yardım almaya daha meyilliler erkeklerde bu meyil pek yok. Erkek kadın oranı altıya dörttür.

Hiç uçağa binmemiş biri uçak fobisi olduğunu anlayabilir mi?
Anlayabilir. Uçak görünce huzursuz olur, buna nasıl biniyorlar diye şaşırır. Film seyrederken bile kötü oluyorsa vardır. Ama bir insan hayatında uçak görmemiştir, tepesinden uçak geçmiyordur o zaman anlayamaz. Bir de tam uçağa binecekken fobisi olduğunu anlayıp, fenalaşan ve uçağın kapısından dönenler oluyor.

İnsanlar hangi yanlış metodlarla sorunlarını çözmeye çalışıyor?
Alkol: Kullanımı yaygın. Alkol kullanımında handikaplar var. Alollü olarak uçmak sosyal olarak iyi değil. Fobisi olan, önceleri uçağa bindiğinde bir duble içkiyle uçabilecekken giderek bu bir şişeye çıkıyor. Çünkü içkiye karşı toleransı artıyor. Diyelim ki Fransa’ya gidiyor ve iner inmez toplantıya girecek, ama alkollü olması onu zora sokuyor.
İlaç: Doktor tavsiyesiyle veya kişi kendi başına, danışmadan sakinleştirici alabiliyor. Ama yeşil reçeteli ilaçlarla uçulmasını önermiyoruz. Artık öyle ilaçlar var ki insanlar sürekli ceplerinde taşıyor. İlacı fazla kullanma durumu da gelişebiliyor. Örneğin bir tane alması gerekirken dört tane alabiliyor. İlaçla uçmak ehven-i şerdir. Uçuyorsunuz neticede ama o uçuştan bir hafta önce endişe başlıyor. Bu da hayat kalitesini düşürüyor. Amacımız insanları gaza getirip uçurmak değil. Tedavinin nihai hedefi insanların sürekli uçağa rahat binmelerini sağlamak.
Uyku ilacı: Alımı yaygın. Bu da ehven-i şer. İlacı mutlaka doktor vermiş olmalı. Ama bu uzun süreli kullanıldığında tolerans gelişiyor ve ilaç alımı artıyor. Uçak fobisi, özellikle uçmak, sürekli seyahat etmek zorunda kalanlarda mutlaka çözülmeli.

Uçak fobisi insanların hayatını çok mu etkiliyor?
Dünya küreselleşiyor. Bir firmaya giren çalışan diyelim ki Çin’e gitmesi gerekiyor. Ama gidemiyor. Bu nedenle kariyerden vazgeçenler  var. Kimi uzak mesafelere dahi karayoluyla gitmeyi tercih ederek, zaman ve emek sarfediyor.

Uçak fobisiyle panik atak arasında ilişki var mı?
İkincil fobik olanlarda zamanla panik atak gelişebiliyor. Panik atak olmak için en temel şey gerginlik ve endişe. O da uçak fobisi olanlarda yeterince var.

30 Eylül 2008 Radikal Gazetesi Hatice Yaşar

Turizmci Özlem Gören, dört otobüs kazası geçirdi. Tipide mahsur kaldı, şarampolden yuvarlandı. Sonuç: Bir daha uçağa binemedi. İkisi arasındaki bağlantıyı merak edenlere, “Kaza anındaki ses, titreşim uçağın kalkarken çıkardığı sesle aynı”?diyor

Özlem Gören’in (29) altı yıl öncesine kadar uçağa binmeye dair bir endişesi yoktu. Ama 2001’den itibaren peş peşe dört otobüs kazası yaşadı. Bindiği otobüs şarampolden yuvarlandı, tipide mahsur kaldı, sivil savunma tarafından kurtarıldı. Geçirdiği kazalar nedeniyle altı ay yatalak kalan Gören, bir daha uçağa binemedi. Çünkü kaza geçirdiği sırada duyduğu ses, sarsıntı ve kontrolsüzlük duygusu uçaktakiyle aynıydı.
Uçak fobisi nedeniyle kariyerinizden ödün vermek zorunda kaldınız mı?
Aslında hayır... İnatla ve firmamın desteğiyle böyle bir sorun yaşamadım. İşim gereği, İstanbul’dan Diyarbakır’a gitmem gerektiğnde bile araba kullandım ve 16 saatte yolculuğumu tamamladım Allah’tan çalıştığım turizm şirketinde yurtiçi operasyonlarla ilgileniyorum. Yurtdışı olsa uçaktan korktuğum için işimi sürdüremezdim.

Çok sık mı arabayla seyahat ediyordunuz?
Akla gelebilecek yurtiçindeki her yere araba kullanarak gidiyordum. Antalya sık çalıştığımız bir bölge ve 9 saat 15 dakika sürüyordu arabayla. Burayı su yoluna çevirmiştim. Şimdi uçağa bindiğimde, “Arabayla gitsem şimdi Bilecik’te olacaktım” diye hayıflanıyorum. Senelerce kendime nasıl bir işkence yapmışım diye düşünüyorum.

Neden uçaktan korkuyordunuz?
Aslında benim bir fobim yoktu. Travmatik oldu biraz. Üst üse birkaç tane otobüs kazası geçirdim. Otobüs kazalarında hep aynı şey oldu. Ses, titreşim, şarampolden yuvarlanırken yaşadığınız dehşet, o kontrolsüzlük hep aynıdır. Kaza sırasında duyduğunuz ses ve titreşim uçakta da var, mesela uçağın kalkarken çıkardığı sesle aynı şeydir. O sese, gürültüye dayanamadığım için uçağa binemiyordum. Benim fobim sekonder. Yani sonradan çıktı. 

Daha önceden uçağa binebiliyor muydunuz?
Biniyordum. 2001’de ilk kazamı yaşadım. Ardından üst üste dört ayrı kaza geçti başımdan. Kazalardan birinde otobüs altı metre şarampole yuvarlandı, hatta gazetelere konu oldu. Yine başka bir seferinde kaza yapan bir otobüsün iki yolcusunu bizim otobüse almıştık ve bizim otobüs de kaza yapmıştı. Kıştı, kar vardı. Kaza sırasında çığlıklar, o panik tam bir korku filmiydi. Bir seferinde de tipide kaldık. Sivil savunma gelip bizi kurtardı. Orada da yine aynı şey; sallantı, gürültü, ses... Bütün bunlar bende fobi yarattı. O kazalardan sonra her yere kendi arabamla gidip gelmeye başladım. 

Arabada da aynı şey olamaz mı?
Evet ama en azından ya kendim kullanıyorum ya da güvendiğim biri kullanıyor. Otobüs şoförü hiç tanımadığınız biri ve canınızı emanet ediyorsunuz. Arabayla giderken en azından kendimi kendim öldüreceğim diyorum. Yani bu da bir nevi kontrol fobisi...
Belki biraz da şansızlık oldu benimkisi... Mesela grup halinde Saklıkent’e gidiyorduk otobüsle. Beş otobüs vardı ama ne hikmetse benim içinde bulunduğum otobüs şarampole uçtu. Bir önceki kazada kırılan bacağım bacağım yine kırıldı. Herhalde bacağımla ilgili bir sorun var, vereyim de kurtulayım diye düşündüm. Bu kadar çok otobüs kazası yaşadıktan sonra travma yaşamam, uçak fobisi gelişmesi çok normal.

Otobüs kazalarından sonra hiç mi binemediniz uçağa?
İşim gereği bir kere binmek zorunda kaldım. İstanbul’dan Antalya’ya gidecektim. Ama uçakta kapılar kapandıktan sonra inmek istedim. Hostesler fobim olduğunu anladı. 50 dakika ağlayarak ve titreyerek geçti. Yan koltuğumda doktor, ön koltuğumda da pilot oturuyordu. Onların telkinleri bile çok fazla işe yaramadı. İkinci bir denemem daha oldu ama o da çok kötüydü. Kendi başıma denemem, fobimi daha da kötüleştirdi ve uçaktan daha fazla korkmaya başladım. 

Fobinizi çevrenizdekiler biliyor muydu?
Hemen herkes biliyordu ve klasik olarak, “Ne var ki binemeyecek... Biz hergün biniyoruz” şeklinde yaklaşıyorlardı. Bu tür durumlarda herkes başından geçen kötü uçuş deneyimlerini anlatır ki bunlar sizi uçaktan daha da soğuktur. Onlar, hani bunlara rağmen uçağa biniyoruz ve bir şey olmuyor diyerek sizi aslında motive etmeye çalışıyor ama tabii ki ters tepiyor.
Otobüs kazalarından sonra başkalarına karşı güvensizlik oluştu bende. Çok araba kullandığım için artık iyi bir sürücüyüm diyebilirim kendime. Ama uzak mesafelere yetişmek için hız sınırlarını aşıp epey ceza ödediğim de oldu. 

Fobinizi yenmeye nasıl karar verdiniz?
Gazetede THY’nin uçak fobisi olanlara yönelik bir kurs düzenlediğini okudum. Sonra kurumu aradım ve katılmak istediğimi söyledim. Ama ısrarla bana böyle bir kurs olmadığı söylendi. Kerelerce denedim. Sonunda Muzaffer (Uyar) beyi buldum. O bu konuda çalışıyormuş. Kendisine ulaşana kadar başarısız denemelerim oldu. En son bu yılın Şubat ayında kursa katıldım. Ama çok korkuyordum. Eğitimlerin ardından simülatöre binmemiz gerekiyordu, ben kapıdan giremedim. Elimden tutarak adım adım beni içine soktular. Sırada uçak yolcuğu vardı. Uçağa bindim ama inmek istedim. Hatta bir sonraki grupla uçacağımı söyledim. Doktorumuz beni ikna etmeyi başardı. İzmir’e uçacaktık. Ama ilk 25 dakika korkudan Muzaffer beyin parmağını sıktım. Morartmış da olabilirim.
Uçakta normalde ben hiçbir şey yapamazdım, ama yapamadığım tüm şeyleri denedim. Mesela pencereden bakamazdım baktım, yemek yiyemezdim yedim, dolaşamazdım uçağın içinde sürekli gezdim. Kokpite girmeye korkardım oraya bile girdim. İlk uçuşumu annemle birlikte yaptım. 

Uçakla dönüş nasıldı?
Gidiş zor olmasına rağmen dönüş de bir o kadar kolaydı. Korkunun üzerine adım adım gitmek doğrusuymuş. Şimdi bir arkadaşımla veya tek başıma uçabilirim. İkinci bir uçuşum daha oldu. Antalya’ya grupla birlikte gittim. Hatta örnek öğrenci olarak gittim diyebilirim. Antalya dönüşünde hava trafiği yoğun olduğu için 25 dakika havada tur attık. Aramızda panikleyen biri oldu. Onu sakinleştirmek de bana düştü! Kendi başıma Kıbrıs’a uçtum. Dönüşte uçakta uyumuştum ki bu benim fobimi atlattığımın göstergesi.

Başka fobiniz var mı?
Var. Otobüse binemiyorum hâlâ... Uçakla gidilemeyecek kadar yakın yerlere arabayla gidiyorum. Şimdi yavaş yavaş otobüs fobimin üzerine de gidiyorum. Eskiden metroya binemiyordum. Oradaki ses ve sarsıntı, kontrolsüzlük nedeniyle kendimi kötü hissediyordum. Çünkü istediğinizde durup inemiyorsunuz. İnsanın fobisi olunca biraz da kontrol delisi oluyor. İlk önce bir durak, sonra iki durak binip inerek kendi başıma metro fobimin üzerine gittim. 

Katıldığınız eğitimlerde en kötü durumda olan siz miydiniz?
Ben kötüydüm ama benim gibi olan bir-iki kişi daha vardı. Mesela onlardan biri hâlâ uçağa binemiyor. Eğer başka tetikleyen şeyler de varsa fobinin yenilmesi biraz güç olabiliyor. 

Grup halinde uçmak daha mı iyi?
Grupla birlikte uçmanın yararı, herkesin aynı dilden konuşması. Kendinizi daha samimi ve güvenli bir ortamda hissediyorsunuz. İlginç şeylerle de karşılaşıyorsunuz. Mesela kursa katılanlardan biri ağır ceza hakimiydi. Düşünün insanlar onun vereceği cezayı bekliyor, ondan korkuyor, o ise uçaktan korkuyor... Bir arkadaşımız evlenecekti ve balayında Mısır’a gidecekti. Ama uçak fobisi vardı. O da fobisini atlattı. 

Sizce fobisi olanlar ne yapmalı?
Kesinlikle kursa katılıp fobilerini yensinler. Ben yaşadıklarım nedeniyle en zor atlatabilecek kişiydim ama yendim fobimi. Alkolle binenler varsa kursa katıldıktan sonra alkol almadan uçabiliyorlar. Fobinizi yendikten sonra o sakinleştiricilere de ihtiyacınız kalmıyor. Ben asla uçağa binemem ve fobimi aşamam diye düşünüyordum. Şimdi uçağa bindiğimi söylediğimde fobik olduğumu bilenler çok şaşırıyor. Uçak fobisi beni resmen zincirlemişti, şimdi o zincirlerimden kurtuldum. Hala şaşkın bu mutluluğu yaşıyorum. Bence fobisi olanlar vazgeçmeden denemeli. İnsan kendini zorlamadan bir şeyi başarmıyor. Emek verilmesi gerekiyor. İlk uçuşları kötü olsa bile dönüşlerini yine uçakla yapsınlar. Aynı gün içinde yaşanan farka inanamayacaklar.

Şimdi uçakla nereye gitmeyi düşünüyorsunuz?
İlk önce İspanya’ya gitmeyi düşünüyorum. Gezmeyi çok seviyorum. Fobim nedeniyle göremediğim bir çok yeri görebileceğim. 

Uçaktaki anonslardan da tedirgin olanlar var
Uçak fobisi herkeste aynı şekilde görülmüyor. Psikiyatrist Muzaffer Uyar, kimileri fobisi olmasına rağmen uçabilirken, kimilerinin uçaktaki mavi renge, kimisinin ise anonslara duyarlı olduğunu söylüyor.

Uçak korkusunun dereceleri var mı?
1- Uçağa daha tedirgin binenler: Uçağa binenlerin yüzde 95 tedirgindir. Bu yüzde 95’in yüzde 20’sini ‘daha tedirgin olan’ grup oluşturuyor.Bu grup binmek zorunda kalırsa biniyor. Tedaviye gelebilir de gelmeyebilir de... Yani tercihe bağlı. Bu grupta uçak fobisi ilerleyip ikinci aşamaya geçebiliyor. Diyelim ki fırtınalı bir uçuş deneyimi yaşadıktan sonra tam anlamıyla fobik olabiliyor. Geçenlerde Yeşilköy’de fırtına nedeniyle uçağın inememesi nedeniyle üç yolcunun fobik olduğunu öğrendik.
2- Binmesi gerektiği için binenler, normalde binmeyenler: Bu grup genelde zorunlu nedenler olduğunda uçak kulanıyor, onun ötesinde (diyelim tatile gidecektir) uçak yerine araba yolculuğunu tercih ediyor. Arabayla gidenlerin hemen hemen hepsinde yurt dışından getirilen ve radarı önceden haber veren cihaz bulunur. Çünkü karayolunda bir an önce yetişme telaşı olduğu için bu grup genelde sürat yapar. Arabayla çok seyahat ettiklerinden radara yakalanmamak için bu cihazlardan yararlanır. Bu grubu tedaviye alıyoruz.
3. Hiç binemeyenler: Bu, kesinlikle tedavi edilmesi ve fobisini yenmesi gereken gruptur. 

Uçak fobisini yenmeye yönelik tedavi neler içeriyor?
Tedavi, fobiyi duyarsızlaştırmaya yönelik.  Fobisi olanlarda uçakla ilgili değişik kodlamalar oluyor. Mesela kimisinin uçaktaki seslere karşı fobisi var. Kimisinin ise uçakta yapılan anonslara duyarlılığı var. Mesela, “Anons yapılmasın ben uçağa bineyim” diyor. Hastalarımızdan birinde mavi korkusu vardı. Uçaktaki mavi rengi görünce tedirgin oluyordu. Tedavide adım adım görerek korkuya duyarsızlaştırma oluyor. 

Uçak fobisi olan biri hangi aşamalardan geçiyor?
İlk aşamada tanışma birbirini anlama ve grup dinamiği oluşturma geliyor. Sonra uçuşla ilgili bilgilger veriliyor; uçak nasıldır, nasıl uçar, teknik donanımı nedir gibi açıklamalarla uçak duyarlılığı aşılmaya çalışılıyor. Simülatöre biniliyor. Fobinin yarattığı reaksiyonlarla nasıl baş edebileceklerini göstermeye çalışıyoruz. Hiçbirinin fobisi ötekine benzemiyor. Mesela kiminde klostrofobi de eşlik ediyor uçak fobisine ve klostrofobiyi aştığınızda uçak fobisini de yarı yarıya aşıyorsunuz. Türbülans, sarsıntı vs. yönelik tolerans geliştiriliyor. Bu aşamalardan sonra grupla birlikte uçma deneyimi yaşıyoruz. THY yolları işin bu kısmını yapmıyor. Grupla birlikte ben de uçuyorum. Uçuşlar ya İzmir ya da Antalya ya oluyor. İsteyenler bir yakınlarıyla beraber uçabiliyor. Grupla birlikte uçmanın yararları tek başına uçmaktan daha fazla. Uçuş özellikle önemli. Çünkü uçuşta da eğitim devam ediyor. Mesela orada bazı hastaların eksiklikleri olduğunu görebiliyoruz. Uçuş sırasında bunları da aşmasını sağlıyoruz. Uçakta sadece oturmamalı fobisi olan kişi. Kitap okumasını, etrafındakilerle konuşmasını, ayağa kalkıp gezmesini, yani meşgul olmasını, fobisine odaklanmamasını istiyoruz, Uçuş da yapılırsa yüzde 80 fobisini yenmiş oluyor.

Yüzde yüz aşma nasıl oluyor peki?
Devamlı uçuşlarımız oluyor. Eksiği olan hastalar başka uçuşlarda da bize eşlik edebiliyorlar. Mesela bazı hastaların panik atağı da olabiliyor. Tedavisi iyi yapılmamışsa panik atağı devam ettiği için tedavisinin tamamlaması gerekiyor. Dünyada da uçak fobisinin tedavi edilebilirliği yüzde 80. Onu yakalayabiliyoruz. 

Eğitimler ne kadar sürüyor?
İki gün sürüyor. Sabah 08.00 de başlıyor akşam 16.00 ya kadar. Üçüncü gün genelde uçuş oluyor. 

Uçak fobisi olan ne yapmalı?
THY’nin ilgili birimini aranabilir.  Grup tamamlandığında eğitimleri birlikte yapıyoruz. Biz THY’nin çözüm ortağıyız.  

Tedavi programına rağmen fobisini aşamayanlar olabilir mi?
Yüzde 20’lik bir grup aşamayabilir. Mesela eğitime katılmasına rağmen uçuşa katılmayanlar bu gruptur. Eğer uçuşa gelirse genelde aşıyor. Yüzde 20 kabul edilebilir bir oran çünkü fobi aşama aşama tedavi oluyor. Hiç binemeyen yolcuların uçağa binebilmesi bir başarı. Bunun ötesinde uçağa rahat binebilmesi başka bir aşama. Bunun devamını getirmesi de başka bir başarı. Devamını getirenler tamamlıyor. 1998’den beri herhalde 300 kişiyi uçurduk. Uçaktan inen olmadı ama fobisi nedeniyle havaalanına gelip uçağa binemeyenler oldu, kimi uçuş günü randevusuna gelmedi

Uçakta nasıl rahatlayabilir fobisi olan biri?
Havaalanında, uçakta uygulanması gereken davranışlar var. Nefes alma, gevşeme teknikleri bunlardan. 

Pahallı bir eğitim mi bu?
775 YTL. Bu büyük bir rakam değil. Bunu THY’ye borçluyuz. 

1 Ekim 2008 Radikal Gazetesi Hatice Yaşar

Başarılı bir işadamıydı ama uçak fobisi vardı. Fobisini yenene dek yurtdışı görüşmelere bile arabayla gidip-gelmek zorundaydı

Engin Aktaş, 36 yaşında genç bir işadamı. İzmir’de yaşıyor. Löher Asansör ve Yürüyen Merdiven A.Ş. adlı aile şirketinde çalışıyor. Önceleri uçakla sürekli yolculuk yapabilen Aktaş, birgün İtalya seyahatinde nedenini anlayamadığı bir korkuya kapıldı. O günden sonra bir daha uçağa binemedi. İş görüşmesi için karayoluyla Bulgaristan’a bile giden Aktaş, fobisini yenmek için bir gün uçağa bindi. Üstelik cesaret toplamak için bir şişe viski içmişti. Ama işe yaramadı. Kendi tabiriyle bindiği uçağın altını üstüne getirdi. 

İlk ne zaman uçağa bindiniz?
Uçağa küçük yaşta binmiştim. Yanlış hatırlamıyorsam 12 yaşındaydım. Çok güzeldi. Bulutların arasında uçmak heyecan vericiydi . Seneler sonra birçok binişim oldu . Almanya’ya eğitimim için bile uçakla gittim. Uçak benim için sevenleri buluşturan çok güzel bir taşıma aracıydı.  Almanya’daki eğitimim sırasında çok defa Concorde ile Kanada’ya gittim.

Korku nasıl gelişti peki?
Bir İtalya dönüşünde anlamadığım bir şekilde korkuya kapıldım. Sonra da korkum tavan yaptı ve birkaç olay sonra artık uçağa binemez oldum. Aayaklarım geri gidiyordu . Askerliğimde Ankara’ya gidiş ve dönüşlerde sayısız uçuşum olmuştu ama asker sonrası İtalya’dan dönüşte anlam veremediğim bir korku gelişti. Motor durursa, elektrik kesilirse, mazot biterse  diye düşünüp durdum ve tüm bunlar benim tetikledi durdu. Kendimi uçağa binemez hale getirdim. Babamı, annemi, ağabeyimi, eniştemi kısaca herkesi havaalanına götürmekle kendimi avuttum. Ama bu korkum neden nasıl gelişti bir türlü anlayamadım.

Fobinizi aşmaya çalışmadınız mı?
THY’ye sayısız mail attım, bir kurs veya benzeri bir şey var mı diye. Bu korkum belki yersiz ama bir türlü başedemiyordum. 

İşadamısınız... Yurtdışına gitmeniz gerekmiyor muydu?
Almanyaya bir iş için gidecektim,  otobüsle seyahat etmek zorunda kaldım. Güzeldi ama cok yorucuydu.  Tamam, otobüsle sayısız yer görüyorsun ama olmuyordu. Bu seyahati daha niceleri  kovaladı. Düşünün acil bir görüşme yaptım ve müşterim “Hemen gel” dedi. İyi de Kars 28 saat otobüsle. Gittim, iki saat görüştüm, aynı otobüsle geri döndüm. Hatta otobüsle Ankara’ya yaklaştığımda dayanamadım ve ne olacaksa olsun dedim. Otoban kenarında otobüsten indim, taksiye bindim. İlk önce tekel bayiine gidip bir şişe viski aldım. Havaalanına kadar içtim. Sarhoş değildim... Gidip uçağa bindim. Çünkü bir an önce evime çocuklarımın yanına  varmak istiyordum . Bindim ama o uçağın altını üstüne getirdim.
Üstüne gitmekle de olmamıştı yani.  Bir iş için acil Almanya’ya gitmek gerekti. Evet yine otobüse binecektim. Çünkü uçak korkum beni bağlıyordu. Ama ne yapabilirdim ki. Her geçen gün kendimi yoruyordum. Bu sırada arkadaşımın  kayınpederi pilot Mehmet amcaya kan vermiştim. Onunla samimi bir ilişkimiz oldu. Kendisine korkumu anlattım. “Korkun yersiz” dedi ama sonuç benim için her gecen gün kötüye gidiyordu . Düşünün balayına imkânlarım olduğu halde yurtdışı yerine Kıbrıs’a gittim. Uçak korkum olduğu için önceleri arabayla gidiyordum sonra buna feribot seyahatleri eklendi. Bu arada  kaybettiğim zamanla aslında ömrümden yiyordum.

Aileniz durumu nasıl karşılıyordu?
Bulgaristan’ta yine bir iş vardı. Tabii ki  yine arabayla gitmeyi düşünüyordum ve  bunlar beni yıldırmıyordu. Ama eşime ve aileme biraz haksızlık yapıyordum. Bu nedenle sürekli THY’ye mail atıyordum. Hatta yurtdışında bu işin çözümü var mı diye araştırmaya başladım. Çünkü bu benim sorunumdu ama ailem zarar görüyordu. Günübirlik İstanbul’a arabayla gidiyordum, tamam iyi... Ama araba kullandığım için eve turşu gibi geliyordum. 

Sizi uçağa binmeye ikna edenler olmuyor muydu?
Beni ucağa binmeye ikna etmek isteyen isteyeneydi ama ben uçaktan hızlıydım. Arabam benim için ideal bir uçaktı. Bir arkadaşım vardı ortaokulda. Şu anda hava kuvvetlerinde üst derecede subay pilot. Onunla çocukluk hayalimiz vardı. Beraber savaş uçağı kullanmak isterdik. Onunla karşılaştım anlattı, durdu... Bana korkum için yardım edemedi daha çok her şeyin bende bittiğini söyledi ve “Şunu unutma” dedi. “Ben sana hep güvendim biliyorsun.Uçağı sen kullanacak ben sana yardımcı olacaktım. Bak ben kullanıyorum, sen de yaparsın. Bu sadece kafanda bir soru işareti . Her şeyi kontrol altında tutma, bırak hayat akıyor. Lütfen Engin, başarılı bir iş adamısın ama bunu yenmek zorundasın. Ben de araştırayım, hatta gel savaş uçağı kullan.” Tabii bu olmayacak duaya amin demek gibi bir şeydi. 

Peki sizi fobinizle savaşmaya götüren ne oldu?
Almanya, Kırgızistan, Kanada, İtalya gibi pek çok yere uçakla gidip gelmiştim. Sürekli acil bir iş olsa ne olacak diye kafama takılıp duruyordu. Ama bir türlü uçağa binemiyordum. Bu problemle yaşamaya alışmıştım. Belki de kaçıştı, anlam veremiyordum Birgün kayınpederimin evinde gazete okurken kayınpederim, “Bak sana bir şey sakladım” dedi. Meğer bir kurs açılmış. Detayları gazetede okudum. Bu tam da benim aradığım kurstu.  Uçak fobisini yenmek için ideal bir çalışmaydı bence, neden olmasın dedim ve ertesi gün direk THY’yi aradım. Ama ben o kadar mail atıyordum. Böyle bir şey neden haber verilmedi diye bayağı da söylendim. Ardından lütfen kurs açılır açılmaz beni arayın dedim. Aradan iki hafta kadar geçti ve aradılar. Hemen kaydımı yaptırdım, çünkü bu fobime bir son vermek zorundaydım. Türkiye dışında birlikte çalıştığımız insanlar beni hep davet ediyorlardı, ben ise onlara sürekli ‘Sorry’ diyordum. Buna artık son demeliydim.

Neler öğrendiniz kursta?
Muzaffer Bey ve ekip arkadaşlarıyla buluştuk. Havaalanında 14 kişi kadar vardık. Herkes korkularını açıkladı. Türbülans, sallantı vs başladılar anlatmaya. Güzel bir eğitimdi. Korkularımız, varoluşumuzdaki sebepler vs, biz sadece beynimizde bunu tetikliyor ve ön plana çıkarıyorduk . Hatta deneme uçuşu için bir uçak (simülatör) seçmişler. Türbülans provası bile yapıldı orada. Kurstan sonra korkumu yenmiş gibiydim. Hatta eşyalarımı otelde bırakıp hemen havalanından İzmir’e uçakla döndüm. Kursun ardından sayısız uçuşum oldu. 

Nerelere gittiniz?
Çin’e gittim mesela. Artık kendimi sakinleştirebiliyorum. Derin nefes alıyorum. Bazen korkularımız olmuyor değil. Tabii şu anda fobimi yendiğim için bunları rahat konuşabiliyorum ama önceden öyle değildi. Şimdi uçakta yanımdakiyle konuşarak, okuyarak başka şeylere odaklanıyorum. Çin’den dönerken bu fobinin sadece benim sorunum olmadığını da gördüm. Uçaktaki bir beyefendi, “Sen de bendensin galiba. Konuşacak birini arıyorsun. Gel” dedi. Yanına gittim, oturdum. ‘Bussiness’ rahattı. Koltuğu yatak haline getirdik ve tam 11 saat o bana anlattı, ben ona anlattım. O da korkuyormuş. Tam inişe geçerken bana bir taktik verdi: Sadece şunu düşün, uçak kalkacak ve inecek. 

Hayatınızda çok şey değişti mi?
Şu anda bol bol uçağa biniyorum. Kurstan sonra hayatımda çok şey değişti. Hayata bakışım bile değişti diyebilirim. Doğru nefes alma tekniklerini öğrendim. Böylelikle biraz olsun daha soğukkanlı olarak bir şeyler yapabiliyorum. Bu da iyi oluyor.

Doğru nefes almayı öğrenerek gevşeyin
Bedeni kontrol etme yolunda birinci basamak solunum kontrolü, yani doğru nefes almayı öğrenmek.  Çünkü doğru nefes alıp verme endişeyi ve gerginliği azaltarak rahatlama sağlıyor. Psikiyatrist Muzaffer Uyar doğru nefes alma teknikleri hakkında bilgi verdi.
“Otonom (kendi kendine çalışan) organlarımız olduğunu biliyoruz. Kalbimizin vuruşları, kan basıncımız, beden sıcaklığımız bu sisteme örnektir. Bu organlar veya fonksiyonlar bizim doğrudan denetim ve isteğimiz dışında çalışır. Ancak, eğitim ve egzersizle bu organ ve fonksiyonları kısmen veya bütünüyle kontrol altına almak mümkün.
Bedeni konrol etme yolundaki ilk adım solunumu kontrol etmektir. Çünkü solunum bir yönüyle, istediğimiz zaman nefes aldığımız, istediğimiz zaman nefesimizi tuttuğumuz için, irademizle yönlendirdiğimiz bir faaliyettir. Ancak diğer taraftan solunum, beyin sapındaki bir merkez tarafından kandaki oksijen ve karbondioksit dengesine göre bütünüyle otonom (kendi kendine) olarak yürüyen bir faaliyet. Otonom faaliyetleri kontrol etmeye, “solunumu kontrol etmekten” başlamak gerekir. Aynı zamanda doğru ve derin nefes almayı öğrenmek, gevşemeyi öğrenmek yolunda atılan en önemli adımdır.
Nefes almanın kendisi bir gevşeme yolu olduğu gibi, bütün gevşeme egzersizleri içinde, egzersizin bir parçası olarak da kullanılıyor. Ayrıca nefes egzersizleri günlük hayatın akışı içinde uygulanması en kolay egzersizdir. 

Derin nefes almanın önemi nedir?
Doğru ve derin nefes almanın kendisinin doğrudan damarları genişletme ve kanın (dolayısıyla oksijenin) bedenin en uç ve en derin noktalarına kadar ulaşmasını sağlama özelliği vardır. Panik sırasında kan beden yüzeyinden içeri çekilir ve yüzey sıcaklığı düşer (el ve ayaklarda soğuma), hem stres tepkisinin biyokimyasal maddeleri , hem de gevşemenin biyokimyasal maddeleri birarada bulunamaz. Bu nedenle doğru ve derin nefes alarak sağlanan değişiklik, özellikle kaygının da dahil olduğu birçok durumda başlayacak olan (veya başlamış olan) tepki zincirini kırmakta veya kaygının şiddetini azaltır.
İyi nefesin özellikleri
İyi nefes ağır, derin ve sessiz olmalı. Bunun için de denge, ölçü ve uyum gerekir. İyi bir nefes yavaş olarak burundan alınır, sessiz olur ve akciğerin bütününü doldurarak diyaframı aşağı iter.
Endüstrileşmiş ve şehirleşmiş toplumlarda yaşayan insanların büyük çoğunluğunun ciğerlerinin dörtte birini veya beşte birini kullandıkları saptanmış. Nefes egzersizlerinden amaç, akciğerin bütününü kullanmaktır.
Akciğerinizin üçe bölünmüş olduğunu düşünün. Derin, tam bir nefes, diyaframın aşağı hareket etmesi ve akciğerin en alt bölümünün havayla dolmasıyla başlar. Daha sonra orta bölüm havayla dolar ve göğüs genişler. Son olarak da akciğerin üst bölümü dolar ve omuzlar hafifçe kalkabilir.
Nefes alma egzersizine başlamadan önce sağ avucunuzu göbeğinizin hemen altına, sol elinizi  göğsünüzün üstüne (göğüs hizasına) koyun ve gözlerinizi kapatın.
Nefes almadan önce ciğerinizi iyice boşaltın. (Nefesi verirken ciğerler zorlanmamalı ve nefes itilmeden kendiliğinden çıkmalı.)
Ciğer kapasitenizi hayali olarak ikiye bölün ve “biir”, “ikii” diye içinizden sayarak ciğerinizin bütününü doldurun... Kısa bir süre bekleyin  “bir-iki” diye  sayarak, nefesinizi aldığınızın iki katı sürede boşaltın. Sağ eliniz göğüs kemikleinizin, hareketli bir köprü gibi, yana doğru açıldığını hissetmeli ...Yine bir nefes almadan iki saniye bekleyin .
İkinci ve üçüncü maddede yazılanları tekrarlayarak bir derin nefes daha alın ve verin. Egzersizi bir kere daha tekrarlayıncaya kadar mutlaka en az 4-5 normal nefes alın. Eğer derin nefes almaya devam ederseniz bir baş dönmesi hissedebilirsiniz. 

Gevşeme egzersizi
Gevşeme bedeninizdeki gerilimden sistematik bir şekilde, kurtulmaktır. Derinlemesine gevşediğinizde, motivasyonunuzu ve dikkatinizi yoğunlaştırmayı yitirmeyeceksiniz. Tam tersine bedeninizin neresinde en çok gerilim taşıdığınızın farkına varıp, bu kasları nasıl gevşetebileceğinizi öğreneceksiniz. Hatta, derinlemesine gevşeme için yapılan düzenli alıştırmalar enerjinizi ve üretkenliğinizi artıracaktır. 

Uygulama
Şimdi yerinize iyice ve rahatça yerleşin ve herhangi bir tedirginlik hali varsa bir kenara bırakın. Kendinizi gevşetebilme yeteneğini kazandıkça tedirginliğiniz azalıp, yerini gevşemeye bırakacaktır.
Gözlerinizi kapatın ve dikkatinizi önce kollarınıza ve özellikle ellerinize çevirin. Şimdi ellerinizi yumruk yapın ve bunu yaparken el ve kollarınızdaki gerilime iyice dikkat edin...
Her iki elinizi de bileklerden, parmak uçları tavanı gösterecek şekilde bükün. Ellerinizin üst kaslarını ve kolunuzun üst tarafını kasarak iyice gerin. Gerilimi hissedin ve gevşeyin. Kollarınızı eski pozisyonuna getirin. Gerginlik ve gevşeme arasındaki farkı hissedin.
Aynı alıştırmaları şu bölgelerde de tekrarlayın. 

Kafa:

Alnınızı kırıştırın.
Gözlerinizi sıkıca kapayın.
Ağzınızı iyice açın, dilinizi damağınıza doğru itin, çenenizi kuvvetlice sıkın. 

Boyun:
Önce kafanızı geriye itin.
Sonra kafanızı göğsünüze değecekmiş gibi öne doğru eğin.
Kafanızı önce sağ omuzunuza doğru döndürün.
Ardıdan kafanızı sol omuzunuza doğru döndürün. 

Omuzlar:
Omuzlarınızı kulaklarınıza değecekmiş gibi yukarı çekin.
Sağ omuzunuzu kulağınıza değecekmiş gibi yukarı çekin.
Sol omuzunuzu kulağınıza değecekmiş gibi yukarı çekin.
Bu alıştırmalar da bazı kasları belli bir süre gergin hale getirme, gergin tutma ve yavaş yavaş gevşeterek, gerginlik ve gevşeklik arasındaki farkı hissetme amaçlıdır. Kaslarınızı gergin halden gevşetirken aynı zamanda içinizden “rahatla ve bırak” deyin. Derin
soluk alın.
Nefesinizi yavaş yavaş verirken sessizce, “Rahatla ve bırak” deyin.

 

 

© 2010 - Tüm Hakları Performans Tedavi Eğitim Danışmanlık Ltd. 'ye aittir.
İncirli Caddesi Yeşil Ada Sokak Erman Apartmanı A-Blok Kat:3 No:5  BAKIRKÖY - İSTANBUL
Tel: 0212 660 65 48 - 660 68 42

Tasarım & Programlama : OksiNET